UMUTSUZ BİR SERÜVEN -MAX ADELER
UMUTSUZ BİR SERÜVEN
(A desperate Adventure)
Tehlikeli bir görev için, intihar etmeye meyilli dört kişi aranıyor. Müracaat: Kaptan Cowgill, filan sokak, falan no, sabah 9’dan sonra başvurun.
Kaptan Cowgill, üç tane gazeteye verirken cevap geleceğine dair pekaz umudu vardı, fakat sabah dokuz ile öğleye kadar beş adam ve bir kadın, cinayet/suç işlememek koşuluyla, bu göreve talip olduklarını belirttiler. Kaptan, bu yedi kişiden beşini seçti, üç adam ve bir genç kadın. Ve diğerlerini gönderdikten sonra kapıyı kapatarak adaylara şöyle dedi:
“ Sizden istediğim şey şu: Kuzey Kutbu’na uçakla veya kızakla hiçbir keşif ekibinin gitmediğini düşündüm. Mümkün olan pratik tek rota hava yoluyla gitmek ve olansı tek araç bir balon. Fakat kuzey kutbuna balonla gitmek kaşifleri bazı tehlikelere sokabilir. Ve ben de bu tehlikeleri canlarına değer verenlerin değil, vermeyen insanların göze almalarını istedim. Ben, intihar etmenin günahı hakkında şu gerçeğe inanırım, boşuna feda edilmiş olan hayat, aslında doğrudan ya da dolaylı olarak, insan ırkının yararınadır. Büyük ve süper teçhizatlı bir balonum var, Kutup bölgelerine yolculuk için hazırlandı, diğer şeylerin yanısıra, hidrojen gazın temin edecek cihazı var. Siz dört kişi balonla bu görevi yapmak istiyor musunuz?”
Dört kişi de “evet” diye cevap verdi.
“Her halikarda hayatlarınızı feda edecek misiniz?”
Dört kişi de olumlu cevap verdi.
Kaptan “İsimlerinizi yazayım” dedi ve şu isimleri yazdı:
William C. Crutter
Dr. Henry O’Hagan
Edmond Jarnville
Mary Dermott
Bay Crutter, 60 yaşlarında, güzel giyimli bir centilmendi. Fakat kırmızı yüzü biraz içkiye düşkünmüş izlenimi veriyordu.
Dr. O’Hagan, zayıf, soluk ve bitkindi, hastaya benziyordu ve tüm neşesini yok olmuş gibiydi.
Bay Jarnville, işçiye benziyordu, fakat üzgün yüzünden entellektüellik akıyordu ve tavırları üst sınıftaki birinin tavırlarıydı.
Bayan Dermott, omzunda ince bir şal, kederli bir havayla, elleri kucağında oturdu, solgun yanaklarından açlık ve ruhsal acı çektiği okunuyordu.
Kaptan, “Benim ümidim sağsalim gidip, dönmeniz. Fakat şunu unutmayın ki, koşullar sizin aleyhinize. Kendimi korumak için, sizden tüm riskleri bildiğinize dair yazılı kağıt alacağım. Balonu yarın şişireceğim. Öbür gün saat 9’da buraya gelin ve bir an önce yola çıkın.”
Randevu günü dört aday da geldiler. Kaptan Cowgill onları arabayla şehir dışında bir yere götürdü. Şişirilmiş balon rüzgarla bir o yana, bir bu yana sallanıyordu, uçmaması için iplerle yerdeki kazıklara bağlanmıştı.
Üç adam da sıcak tutacak giysiler giymişlerdi fakat bayan Dermott’un üzerinde sadece bir şal vardı. Kaptan, kıza kendi paltosunu ve arabadan çıkarttığı iki battaniyeyi verdi.
Yolcular balona bağlı sepete binerlerken, genç bir adam aceleyle Kaptan’ın yanına yaklaştı.
Kaptan’a sert bir sesle
“Ben de balonla gidiyorum” dedi.
Kaptan “imkansız, mürettebat tamam, siz amacımızı bilmiyorsunuz”
Genç adam “evet biliyorum, bu adamlar intihar edecekler ve kutup’a gidiyorlar. Ben de gidecceğim”
Kaptan dostça uyaran bir tonla “fakat efendim” dedi.
“ben de gidiyorum yoksa burada gözünüzün önünde kendimi öldürürüm, bu adamların hiçbiri hayatından benim kadar bıkmış olamaz”
Dr. O’Hagan sıkıntıyla “bırakın gelsin” dedi.
Kaptana dönerek “ama korkarım balon fazla yüklenecek” dedi.
Genç adama sepete atladı ve “her halikarda geliyorum” dedi.
Kaptan için çekti ve “pekala, gel bakalım” dedi.
Baskıncı “Adım John Winden, arayan soran olursa söylersiniz diye söylüyorum fakat kimsenin beni soracağını sanmıyorum” dedi.
Kaptan Cogwill, gruba elveda dedi ve ipleri çözdü, balon hızla bulutların arasına doğru yükseldi. Dr. O’Hagan balonu yönetecekti. Kuzey-doğudan esen rüzgar balonu ufuk çizgisinde hızla uçuruyordu.
Uzun bir süre kimse konuşmadı. Aslında yolcular arada sırada birbirlerine baktılar, hiçbir altlarında uzanan harika manzarayı merak etmiyordu. Fakat az sonra bay Crutter, bayan Dermott’a “kendinizi ortadan kaldırmaya gerçekten kararlı mısınız?” diye sordu.
Kız “evet” diye yanıtladı.
Adam “ben de” dedi.
Bay Winden “ben de” dedi.
Dr. O’Hagan “ben de” diye ekledi.
Bay Crutter “Kuzey kutbuna sağ salim gidip dönsek bile yaşamak istemiyorum”
Bayan Dermott “ben de” dedi.
Bay Winden “Ben de”
Sonra yarım saatlik bir sessizlik oldu.
Bay Crutter “Biliyor musunuz, bu yolculuk çok hoş, dünyanın dertlerinden uzakta, gökyüzünde yol almak, eğer bu kadar umutsuz olmasaydım çok eğlenebilirdim” dedi.
Bayan Dermott “herhangi bir şeyden zevk almayacak kadar mutsuzum ama itiraf edeyim bu yolculuk fena değil.” Dedi.
Bay Winden “eğer insanın ruhunda keder olmazsa hoş tabii”
Dr. O’Hagan neşeli bir sesle “atmosferin bu katmanında bu kadar havadar olacağınını bilmezdim”
Bay Jarnville “galiba kendimi daha iyi hissediyorum” dedi.
Bay Crutter bayan Dermott’a “sizin ve bay Winden gibi genç insanların bu kadar umutsuz olması çok tuhaf, benim gibi yaşlı bir adamın ölmeyi istemesi anlaşılabilir ama sizler niye ölmek istiyorsunuz?” diye sordu.
Ne bayan Dermott, ne de bay Winden bu soruya cevap vermedi.
Dr. O’Hagan balonun alçalmasını kontrol etmek için bir safra atarken “ben söyleyeyim, hepimiz kendimizi öldürmeye gidiyoruz, madem kader ortağıyız niye dertlerimizi birbirimize açmıyoruz? Bence bu iyi olurdu, sizler de anlatacaksanız, ilk ben başlıyorum”
Diğer dört yolcu hemfikir olduklarını belirttiler.
Bay Crutter “şey, benim anlatacak çok şeyim yok, her zaman lüks ve aylakça yaşayacak kadar çok param oldu, hayatın sunacağı ve paranın satın alacağı her tür zevki tattım, doyma noktasına geldim. Dahası midemi bozdum ve kronik dispepsi (hazımsızlık) denen korkunç bir hastalığım var. Bu hayatı bana bir yük yapıyor, bu yükü atmaya hazırım, bütün hikaye bu.”
Dr. O’Hagan “aramızdaki fark ne garip, yıllardır işimle meşguldüm, çok çalışmaktan iyice bitmiş, tükenmiştim, sinirli, aşırı yorgun, öfkeliydim. Tüm birikimimi riskli bir işte kaybettim şimdi ya çalışacağım ya da öleceğim.”
Bayan Dermott “kısmen benimkine benziyor, arkadaşım yok ve fakirim, dikiş dikerek yeterince yiyecek alacak para bile kazanamıyorum. Yıllardır katlandığım sefalete daha fazla katlamayacağım, ölmek bin kez daha iyi”
Bay Jarville “ Ben de umutsuz bir mucitim. Yıllarca fabrikalar için bir duman-imha cizahı üzerine çalıştım, bitti ama patent alacak param yok ve açlıktan ölüyorum. Pekçok yere başvurduktan sonra mücadeleden vazgeçtim ve ölmeye karar verdim”
Bay Winden, hikayesine başlamadan önce bir, iki kez boğazını temizledi. Bir utancın ağırlığı altında eziliyor gibiydi. “Gerçek şu ki, dün gece, sevdiğim kadın beni reddetti ve ben onsuz hayatın yaşamaya değer olmayacağına karar verdim”
Bir an kimse konuşmadı. Sonra O’Hagan, “balon alçalıyor, safraları atmaktansa, aşağı inip, bir ağaca bağlamak daha iyi olur, yarın sabah ilave gazla yeniden devam ederiz”
Diğer havacılar da bu planı onayladılar ve O’Hagan, çengeli aşağı attı. Çengel, bir ağacın tepesine saplandı ve biraz güçlükten sonra balon aşağı indrili ve sıkıca bağlandı, grup sepetten aşağı indi.
Issız, vahşi bir yerdi. Ama dört adam kısa sürede ateş yaktılar, Winden ve Jarnwill akşam yemeğini hazırladılar, O’Hagan ve Crutter, baya Dermott’a geceyi geçirebileceği bir tür sığınak ayarlamaya baktılar.
Yemekten sonra hepsi ateşin çevresinde toplandı, grubun neşesinin artmaya başlandığı görülüyordu.
Bay Crutter, bayan Dermott’u göstererek “düşünüyorum da, şu zavallı çocuğun burada olması, benim paramla ne yapacağımı bilmezken, onun açlık çekmesi ne büyük insafsızlık, utanç! Size ne diyeceğim Bayan Dermott eğer geri dönerseniz, tüm servetimi size bırakacağım, tüm servetimi bir hastaneye bıraktım ama şimdi yeni bir tane yazacağım ve size ilkini nerede bulabileceğinizi söyleyeceğim böylece onu yırtabilirsiniz” dedi.
Bayan Dermott “geri dönmek istemiyorum” dedi.
Bay Winden “yerinizde olsam giderdim” dedi. “böyle korkunç bir seyahata çıkmanız utanç verici, ve düşünüyorum da bay Jarnville, icadınızı anlatmıştınız ya, babam zengin bir demir fabrikatördür, bu tür bir icada büyük ödül vereceğini söylemişti. Eğer sizin icadınız iyiyse, sizi servete boğar”
Bay Jarnville “keşke bunu dün bilseydim” dedi.
Dr. O’Hagan “evet, ben de bay Crutter’in hazımsızlık yüzünden intihar etmek için burada olduğunu bilseydim, ona yardım edebilirdim, çünkü bu tür şikayetlerde çok başarılıyım. Bırakın sizi tedavi edeyim bay Crutter. Bay Crutter’le biraz konuşup, gözledikten sonra “sizi iyileştireceğime eminim” dedi.
Bay Crutter “ böyle bir şey için dün servetimin yarısını size verebilirdim ama şimdi çok geç” dedi.
Doktor “sizinle dün karşılaşsaydım, bugün burada olmazdım” dedi.
Bay Jarnville “hepimiz tekrar geri dönemez miyiz?” diye sordu.
Dr. O’Hagan “İmkansız” dedi.
Bay Winden “Benim dönmem için bir sebep yok, benim derdimin hiçbir ilacı yok” dedi.
Bay Crutter “iyi bir eş olacak başka genç hanımlar da var” dedi.
Bay Winden tereddütle “biliyorum ama…” derken kaçamak bakışla bayan Dermott’a baktı, kız kızardı.
Dr.O’Hagan “ burada geceyi geçirdiğimizi ve yatakta yattığımızı farzedin, acele etmeye gerek yok” dedi.
Bayan Dermott, kozalaklı büyük ağaç dallarının altına uzandı, doktor kızın üzerini battaniyeyle iyice örttü ve sonra dört adam ateşin yanına uzanıp, uyudular.
Yolcuların konuşması kaçınılmaz olarak iyi sonuç vermiş olmalıydı, kendi dertlerimizi unutmanın en iyi ilacı, başkalarının dertlerini dinlemektir.
Sabah kahvaltıdan sonra, bay Crutter şöyle dedi:
“dün gece tüm söylenenleri gözönüne aldım ve bir önerim olacak. Doktor O’Hagan, bayan Dermott ve bay Jarnville ile dönerseniz, üçünüz benim servetimi aranızda paylaşabilirsiniz. Bay Winden bay Jarnville’in icadı için babasına bir mektup verebilir ve sevgili bay Winden ve ben bu yolculuğa devam ederiz. Nasıl?”
Bay Jarnville “ben bırakıp, dönmeye hazırım” dedi.
Doktor “ben bir şartla, siz de dönerseniz dönerim, kabul ederseniz sizi iyi edeceğim”
Bay Crudder “ama Winden’i burada balonda tek başına bırakmak ayıp olur, ben yeterince yaşadım, yolculuğa ben devam edeceğim”
Bay Winden “doktorun söylediklerini düşünmeli” dedi.
Bay Crutter “neden? Sen de dönmek istemiyorsun değil mi?” diye sordu.
Bay Winden biraz utanarak “şey, bilmiyorum, dün gece düşününce, bir adamın hayatı, bir kadının onu reddetmesine değmez dedim”
Bay Crutter “haklısın, değmez. Varsayalım ki olayı şöyle yaptık: Eğer doktor beni iyileştirirse, ona 5000 dolar nakit öderim ve bay Jarnville’in icadına ortak olurum, bu konuda babanıza gideriz, siz ona geri döneken, ben de bayan Vermott’u kızım olarak nüfusuma alırım”
Bay Winden ‘ben biraz farklı bir plan düşünmüştüm ama büyük ihtimalle gerçekleşemez”
Doktor “Neydi?” diye sordu.
Bay Winden “şeyy düşündüm de belki…fakat hayır söylemek faydasız”
Bay Crutter “ her tür görüşü istiyoruz” dedi.
Bay Winden “ düşündüm de bayan Dermott sizin kızın olacağına, benim eşim olabilir, böyle bir teklife ne dersiniz bayan Dermott?”
Bayan Dermott şaşırarak, “düşüneceğim” dedi.
Bay Crutter gülümseyerek “demek ki, evet diyecek, kararını verene kadar bırakın benle gelsin, hepiniz planımı kabul ettiniz mi?” Herkes kabul ettiğini söyledi ve herkes çok mutlu gözüküyordu.
Birden bayan Dermott bağırarak gökyüzündeki bir şeyi gösterdi. “Bu da nesi?”
Doktor “emimim, bizim balonumuz!Evet, gitmiş, biz kahvaltı ederken iplerinden kurtulmuş olmalı”
Bay Crutter “boş verin gitsin, kim takar? Zararını ben kaptana öderim, şimdi eve nasıl döneceğiz ona bakalım” dedi.
Bay Winden ve Bay Jarnville, araba bulmak için çıktılar ve iki saat sonra bir tane bulup döndüler, en yakın demiryolu 13 mil uzaktaydı ama iki saat sonra grup oraya vardı. Bay Crutter gelecek olan tren için biletleri alırken, doktor O’Hagan telgraf gişesine gitti ve aşağıdaki telgrafı çekti:
“Kaptan W.A.Cowgill. Balon kaçtı. Grup sağsalim ve herkes mutlu.Yarın sabah oradayız.”
BİTMEMİŞ BİR HİKAYE – O’HENRY
BİTMEMİŞ BİR HİKAYE
(AN UNFINISHED STORY)
Cehennem alevlerinden sözedildiği zaman artık inlemiyor veya başımızın üzerine küller serpmiyoruz. (Katoliklerin dini bir adeti) Çünkü vaaz verenler bile bize Allah’ın radyum, ether veya bilimsel bir karışım olduğunu söylüyorlar. En kötüsü biz günahkarlar onun kimyasal bir tepkime olduğunu umabiliriz. Bu hoş bir hipotez, fakat yine de bizim, eski Ortodoks korkusu orada duruyor.
Bir insanın özgür bir hayal gücüyle ve çelişkiye düşmeden anlatabileceği iki konu vardır.
Rüyalarınızı anlatabilirsiniz, bir papağanın neler anlattığını söyleyebilirsiniz, hem Morpheus (rüya tanrısı) hem de kuş yeterli tanıklar değildir ve dinleyiciniz verdiğiniz resitale saldırmaya cesaret edemez..papağanın iki,üç kelimelik konuşması yerine, bir görüntünün bir temele dayanmayan örtüsü, temamı süsleyecek.
Gabriel oyununu oynamıştı, bizler ise yargılanmak üzere çağrıldık. Bir tarafta ciddi, siyah giyisili, beyaz gömlekli, profesyonel borsacılar vardı, fakat sanki gayrimenkullerinin tapuları konusunda bir anlaşmazlık var görünüyordu.
Uçan bir polis – polis bir melek- uçarak geldi ve beni sol kanadımdan yakaladı. Yakınımda çok zengin giyimli bir grup ruh, yargılanmak için bekliyorlardı.
Polis “ sen de mi şu güruhtansın?” diye sordu.
Cevabım “ onlar da kim?” oldu.
“Niye? onlar….”
Fakat bu ilgisiz şeyleri bırakıp, asıl hikayeye geleyim.
Dulcie, bir mağazada çalışıyordu. Hamburg işi denen nakışlar, biblolar , biber dolması, otomobil satıyordu. Kazancına gelince, kız haftada altı dolar alıyordu. Kalanı G tarafından muhasebe defterine başkasının hesabına borç olarak geçiriliyordu.
Mağazadaki ilk gününde, Dulcie’ye haftada beş dolar ödeniyordu. Bu miktarla nasıl geçindiğini anlatmak ders vermek olur. Umurunuzda değil mi? Tamam, büyük ihtimalle siz daha büyük rakamlarla ilgileniyorsunuz. Altı dolar büyük bir miktar. Size kızın haftada altı dolarla nasıl yaşadığını anlatacağım.
Bir akşam, saat altıda, Dulcie, şapkasının iğnesini tutturuyordu ki, Sadie adlı kız arkadaşına şöyle dedi. Sadie sol tarafta sizi bekliyor..
“Sade, bu akşam Piggy ile yemeğe çıkacağım”.
Sadie hayranlıkla “ Olamaz, çok şanslısın, Piggy korkunç bir züppe, çıktığı kızları hep züppe yerlere götürür, bir akşam Blanche’ı Hoffman’ın Yeri’ne götürmüş, züppe müzikler çalıyor, züppe yemekler yiyorlar ve bir sürü züppe görüyorsun Dulcie”
Dulcie aceleyle eve gitti. Gözleri parlıyordu ve yanakları şafak sökerken oluşan kızıllık gibi hayatın tatlı pembeliğini yansıtıyordu. Günlerden cumaydı ve son haftalığı olan elli senti vardı.Caddeler iş çıkışının telaşlı kalabalığıyla doluydu, Broadway’in elektrik lambaları yüzlerce, binlerce millik uzaklardaki, karanlıklardaki pervaneleri ışığına çekiyordu.
Gece açan kaktüs gibi, Manhattan, beyaz yapraklarını açıyordu.
Dulcie ucuzcu bir mağazanın önünde durdu ve elli senti ile sahte bir dantel yaka satın aldı. Aksi halde bu para başka şeylere harcanacaktı, onbeş sent öğle yemeğine, on sent kahvaltıya, on sent de akşam yemeğine, likör müsrifliktir neredeyse alem yapmaktır ama hayatın zevkleri olmadan olmaz ki..
Dulcie mobilyalı bir odada oturuyordu, mobilyalı bir oda ile pansiyon odası arasında fark vardır. Mobilyalı odada diğer insanlar sizin aç olduğunuzu bilmezler.
Dulcie üçüncü kattaki odasına girdi, lambayı yaktı. Bilim adamları bize en sert taşın elmas olduğunu söylerler. Yanılıyorlar. Evsahipleri elmastan daha sert olan bir şey bilirler, öyle ki, elmas onun yanında macun gibi kalır. Onu gaz deliğine koyarlar, insan sandalyenin üzerine çıkıp, parmakları kızarıp, berelenene kadar boşuna kazmaya çalışırlar. Saç tokasıyla bile çıkartamazsınız. Çıkartılmayacak bir şey diyelim.
Böylece Dulcie gaz lambasını yaktı. Lambanın çeyrek mumluk ışığında odasını tarif edelim.
Yatak olan bir kanepe, tuvalet masası, lavabo, bir sandalye, bunların çoğu ev sahibinin suçuydu. Kalanı Dulcie’ye aitti. Tuvalet masasının üzerinde hazinesi duruyordu. Sadie’nin hediyesi olan yaldızlı bir porselen vazo, bir takvim, pudra, rüya tabiri kitabı vee pembe fiyonkla bağlanmış kiraz şeklinde süsler.
Çatlak aynanın karşısındaysa çerçeve içinde General Kitchener, William Muldoon, Marlborough Düşesi ve Benvenuto Cellini’nin resimleri duruyordu. Karşı duvarda, Roma’lı başlığıyla O’Callahan’ın olduğu bir alçı duvar süsü vardı. Onun yanında da kelebek kovalayan bir çocuk reprodüksiyonu vardı. Dulcie’nin sanattan anladığı tüm bunlardı ve kimse de izinsiz kopyalar için kızın canını sıkmıyordu, ne de hiçbir sanat eleştirmeni kaşlarını kaldırmıyordu.
Piggy, saat yedide gelecekti. Kız hazırlanırken, biz de dedikodu yapalım.
Dulcie oda için haftada iki dolar ödüyordu. Haftasonları kahvaltısı on sente çıkıyordu. Giyinirken, gaz ocağında kahve yaptı ve yumurta pişirdi. Pazar sabahları ‘Billy’nin Restaurant’ında yirmibeş sente dana pirzola ve ananas kızartmasıyla krallar gibi kahvaltı yapıyordu.
Ve garsona da on sent bahşiş bırakıyordu. New York, insanı müsrif olmaya kışkırtan çok şey sunar. Hafta içi yemeğini mağazanın lokantasında öğle yemeğini altmış sente, akşam yemeğini de 1,05 dolara yiyordu. Akşam gazetesi –akşam gazetesi almamış bir New York’lu gösteremezsiniz!- altı sent ve Pazar günü iki gazete – bir tanesi biri okumak diğeri iş ilanları
İçin. Onlar da on sent. Toplam miktar 4.76 dolar, şimdi insanın giysi alması gerekir…
Vazgeçtim. Kumaşlar hakkında yapılan harika pazarlıklar ve iğne iplikle yaratılan mucizeler kulağıma geliyor. Fakat, yazılmamış, kutsal, doğal, Cennet’in adaletinin çalışmayan düzeni bakımından diğer kadınların sahip olduğu zevkleri Dulcie’nin hayatına da katma konusunda şüpheliyim, kalemim bu konuda havada asılı kaldı. Kız, iki kez lunaparka gitmiş ve atlı karıncaya binmişti. Zevkleri saatlerle değil de, yaz aylarıyla hesaplamak yorucu bir iş.
Piggy’ye gelince. Kızlar ona ad taktıkları zaman, saygın ama sevilmeyen ailenin üzerine haketmediği bir çamur atılmış oldu. Şişmandı, fare kadar korkak bir yüreği vardı, yarasa gibi alışkanlıklara sahipti ve bir kedinin asaletine sahipti. Pahalı takımlar giyiyordu ve açlık konusunda uzmandı. Bir tezgahtar kıza bakarbakmaz, onun çay ve şeker dışında besleyici ne yeyip, yemediği hakkında sizinle yarım saat konuşabilirdi.
Mağazaların olduğu yerlerde sinsi sinsi dolanır, tezgahtar kızları akşam yemeğine davet eder. Caddelerde köpeklerini gezdiren erkekler de ona bakarlar.öyle bir tip ki kalemim artık onu tasvir edemeyecek marangoz değilim.
Yediye on kala Dulcie hazırdı, çatlak aynada kendine baktı ve görüntüsünden memnun kaldı,
Koyu mavi elbisesinde kırışıksız üzerine oturmuştu, siyah, şık tüylü şapkası, biraz kirli eldivenleri, hepsi feragat temsil ediyordu, özellikle yemek yemekten feragat ettiğini…
Bir an Dulcie güzel olduğundan ve hayatın harika yanlarını göstermek için, esrarengiz peçesini kaldırmak üzere olduğundan başka her şeyi unuttu, daha önce hiçbir bey onu yemeğe davet etmemişti, şimdi bir anlığına yaldızlı dünyanın içine girecekti.
Kızlar Piggy’nin müsrif olduğunu söylemişlerdi, müzik eşliğinde fiyakalı bir akşam yemeği olacaktı, muhteşem giysili hanımlar ve kızların isimlerini söylerken zorlanacakları yemekler kuşkusuz onu tekrar yemeğe davet edecekti.
Bir vitrinde mavi ipek bir elbise görmüştü haftada on yerine yirmi sent biriktirirse bakalım yıllar alır ama 7. caddede ikinci el giysi satan bir mağaza vardı
Biri kapıyı vurdu, Dulcie kapıyı açtı, ev sahibi yüzünde kendini beğenmiş bir gülümsemeyle orada duruyor ve kaçak gazla pişirilmiş yemeği kokluyordu
Bay Wiggins adlı bir bey seni görmeye gelmiş
Kendisini ciddiye almak zorunda olan bahtsız kişiler ona böyle sesleniyorlardı.Dulcie mendilini almak için tuvalet masasına uzandı, orada durdu, alt dudağını dişledi, aynada kendisini uzun bir uykudan uyanan bir prenses gibi gördü. Kendisini üzgün, güzel ama kızgın gözlerle seyreden bir başkasını unutmuştu, kızın yaptığı şeyleri onaylayan veya lanetleyen tek kişi, uzun boylu, dobra, yakışıklı melankolik yüzünde üzgün ve insanı azarlar gibi bir bakışla tuvalet masasındaki resim çerçevesinden general Kitchener gözlerini kıza dikmişti.
Dulcie kurulu bir robot gibi pansiyoner kadına döndü
Ona gelemeyeceğimi söyle, hasta olduğumu veya başka bir şey söyle,
Kapı kapanıp, kilitlendikten sonra Dulcie yatağına atlayıp başını yastığa gömüp on dakika boyunca ağladı. General Kitcehener onun tek dostuydu o Dulcie’nin beyaz atlı prensiydi, adam gizli bir derdi varmış gibi üzgün bakıyordu, muhteşem bıyığı bir rüyaydı, kız, adamın gözlerindeki şefkatli ama kızgın bakıştan biraz korktu. Günün birinde belinde kılıcı, ayağında çizmeleriyle kapıya gelip onu isteyeceğine dair fantezisi vardı bir gün bir oğlan çocuğu sokak lambasının altında şıkırtılar yapınca, generalin geldiğini sanıp pencereye koşmuştu ama kimse yoktu. Generalin Japonya’ya gittiğini ve vahşi Türklerle savaştığını ve yaldızlı çerçevesinden çıkmayacağını biliyordu ama o gece, ona bakmak bile Piggy’i unutturmuştu.
Ağlaması geçtikten sonra, Dulcie ayağa kalktı ve en iyi elbisesini çıkartıp, eski mavi kimonosunu giydi. Yemek yemek istemiyordu. İki dize ilahi okudu, sonra burnunu ucundaki kırmızı noktayla uzun süre ilgilendi sonra bir sandalye çekip, çekmecesinden eski iskambil destesini çıkartıp kendisine fal baktı.
Yüksek sesle “korkunç, küstah şey, bir daha onunla asla konuşmayacağım, bakmayacağım bile”.
EL FALI – ÇİZGİLER
- ÇİZGİLER –

1) HAYAT çizgisi:
Üzerinde özel işaretler varsa, hayatınızdaki dönem noktalarını gösterir, hayat çizgisi uzun ve derinse, sağlıklı ve uzun bir hayat süreceğinizi gösterir, kısaysa, başkalarının hayatınız üzerinde kontrol sağlamasına meyilli olduğunuza işaret eder. Birbirine paralel çizgiler varsa, çok hayat dolu biri olduğunuzu gösterir, ayrıca çevrenizde pozitif güçler var demektir. Çizgi dümdüzse, temkinli biri ve aşk konusunda sınırları olan biri olduğunuzu gösterir, çatallı, zincirliyse alerji veya başka fiziksel veya ruhsal sağlık problemleriyle karşılaşacağınız anlamına gelir. Kırıklıysa, hayatınızın bir döneminde bir hastalık veya kaza yaşayacağınızı gösterir.
2) Kader çizgisi
Kader çizgisi, hayat çizgisiyle birleşirse, bencil bir insan olduğunuzu gösterir, avucunuzun tam ortasından geçiyorsa, ünlü biri olacağınıza işaret eder, çizgide kesikler varsa, başarılı bir biçimde iş değişikliği yapacaksınız demektir, kader çizginizin üzerinde yıldızlar varsa başarıya ulaşacağınızı gösterir, kırıklar, kesintiler hayatınızdaki üzücü olayları, dertleri belirtir. Hayat çizginizin üzerini kesen minik çizgiler varsa, kaderinizin başkaları yüzünden gölgeleneceği anlara işaret eder.
3) Kalp çizgisi
İsmi üzerinde aşkla, kalbinizle ilgili duygu ve olayları gösteren çizgidir, ne kadar derinse, o kadar tutkulu, güçlü duygular yaşayacağınızı gösterir, kalp çizgisi üzerinde özel işaretler varsa, bunlar hayatınızdaki aşkla ilgili önemli olaylar demektir, kalp çizgisi orta parmağın altında başlarsa, o kişi genellikle maddiyata önem veren, bencil kişilerdir, aşk çizgisi çok kısaysa, aşka fazla önem vermeyen biri olduğunuza işaret eder ama bu kısa çizgi aynı zamanda derinse, bu kişi çok istikrarlıdır. Kıvrımlı ve uzun bir kalp çizgisi, o kişinin çok hoş ve romantik mizaçlı olduğunu belirtir.
4) Akıl çizgisi:
Hayat görüşünüz, felsefeniz, hayata karşı bakışınız, tavrınızın çizgisidir, ayrıca zekanızı da belirtir, bu çizgi hayat çizgisinin hemen üzerinde başlar, üzerindeki özel işaretler hayatınızdaki özel, önemli dönemleri, olayları gösterir. Akıl çizgisi, hayat çizgisiyle birleşirse, kesişirse, çok güçlü mantıklı olduğunuza delalet eder, ayrı ise serüven tutkusu veya hayat dolu bir insan olduğunuzu söyler, akıl çizgisi ne kadar düzse, kişi o kadar gerçekçidir, ne kadar derinse de hafızası o kadar güçlü olur. Akıl çizgisi üzerinde yıldız işareti varsa bir başarı anlamına gelir, çizgiyi kesen küçük dikey çizgiler hayatınızdaki büyük değişiklikler anlamına gelir. Hayat çizgisiyle, akıl çizgisi arasındaki boşluk şans üçgeni olarak bilinir, boşluk ne kadar büyükse, o kadar şanslı olursunuz.
Ayrıca, Evlilik çizgisi
Küçük parmağınızın hemen altındaki yatay çizgi veya çizgilerdir, çizgi derinse evlilik anlamına gelir, çizginin bitimindeki çatal boşanmayı gösterir, çizgi küçük parmağa ne kadar yakınsa, evlilik o kadar geç bir yaşta olacak demektir, paralel iki çizgi o kişinin iki kez evleneceğini gösterir, evlilik çizgisine dik olarak birleşen ama kesmeyen küçük çizgiler çocuk sayısını gösterir
GEZEGENLERİN ÜZERİMİZDEKİ ETKİLERİ
Hindistan, yıldız bilim üzerine ilginç görüşleri olan bir ülke. Hintliler, dünyamızı oluşturan enerjilerle ilgili olarak çalışmışlar, onlara göre her birimiz gezegenlerin yerçekimiyle değişik derecelerde, açılarda ve miktarlarda etkileniyoruz, gezegenlerin de insanların kaderleri üzerinde etkili olduğunu düşünüyorlar. Şöyle ki,
GÜNEŞ: Tüm gezegenlerin yöneticisi, Hintliler güneş’e Surya veya Aditya diyorlar. Güneş, başarı, akıl, ün ve zenginlik getiriyor ve ayrıca Aslan burcunun da yönetici gezegeni. Güneş’in konumu iyiyse, her şey yolunda gidiyor, değilse fiziksel ve ruhsal sorunlar ortaya çıkıyor.
AY: Ay, düşüncelerimizi, duygularımızı temsil ediyor, Ay ayrıca sular üzerinde etkili bir güce sahip, büyüme, üretkenlik, algılamayı yönetiyor, Ay ayrıca Yengeç burcunun da yönetici gezegeni, Jüpiter, Güneş ve Mars Ay’ın doğal arkadaşları sayılıyor.
JÜPİTER: Brahaspati veya Guru deniliyor, talih ve şansın bu gezegene bağlı olduğuna inanıyor Hintliler, bir insanın yıldız haritasında Jüpiter’in konumuna göre, sadakat, kendine güven, bilgelik, yüksek zeka, iyimserlik ve cömertlik ön plana çıkıyor, eğer konum iyiyse, ruhsal, felsefi ve entellektüel yönden o kişi gelişiyor, değilse, abartılı veya kendini beğenmiş kişilikler de gelişebiliyor.
Ayrıca, Hintliler burç taşlarına da inanıyorlar, taşları sıcak ve soğuk taşlar olarak ikiye ayırıyorlar, bu taşları doğru olarak kullanmak gerek, doğru olarak kullanılırsa, taşlardan yayılan enerji, bize de geçiyor. Yakut, kırmızı mercan ve elmas sıcak taşlar, inci, topaz, mavi safir ise soğuk taşlar.
YAKUT: Kişiye ün, şöhret getiriyor, kişinin konumunu yükseltiyor, ülser, ateş ve romatizmaya da iyi geliyor.
İNCİ: Ay’ın kötü etkilerinden bizi koruyor, uyku bozukluklarına iyi geliyor, hafızaya, zekaya, göz bozukluklarına iyi geliyor. Melankoniden uzaklaştırıyor ve kişiye uğur getiriyor.
ZÜMRÜT: Zeka ve beyin gücünü etkiliyor, hafıza, iletişim, sezgi, öğrenme gücü gibi beyinsel faaliyetlere iyi geliyor, seks isteğini azalttığı için yeni evli çiftlere tavsiye edilmiyor.
Burçlarla ilgili diğer yazılar için bak: ‘BURCLAR’ kategorisi…
MISIR ASTROLOJİSİ
MISIR BURÇLARI

1)THOT (29 Ağustos-27 Eylül)
Zeka ve edebiyat tanrısı, Osiris’in danışmanı ve Horus’un koruyucusu. İnsan veya maymun olarak resmedilir, başının üzerinde bir ay resmi vardır. Kelimelerin ve matematiğin tanrısı olarak kabul edilir, ayrıca tüm yazarları koruduğuna inanılır, hiyeroglif ustasıdır ve ayrıca büyücüler üzerinde büyük bir etkiye sahiptir, gökbilimcileri, savaşçıları ve matematikçileri korur.
Karakter
Meraklı ve girişimci bir yapınız var, mükemmel bir organizasyon yeteneğine sahipsiniz, esrarengiz olaylara çok ilgi duyuyorsunuz, bir savaşçı ruhuna sahipsiniz ve bu ruh sizi sınırlarınızı aşmaya itiyor, hayatın size neşe ve mutluluk veren temel öğeleri sizin için önemlidir, hem cömert, hem de dürüstsünüz. Doğal bir otoriteye sahipsiniz, parmağınızı oynatmadan insanları kolayca yanınıza çekebiliyorsunuz, sizi destekliyorlar, sözünüze sadıksınız, benzersiz niteliklerinizi duygusal hayatınıza ve ailenize de yansıtıyorsunuz, doğuştan bir öğretmen veya araştırmacısınız, sizinle her şey mümkündür – bilinmeyen bir konuda öğretmen veya değişik bir konuda araştırmacı olabilirsiniz. Kusurunuz sabırsızlıktır. Gazeteci, aktör, öğretmen ve avukatlar bu burçtan çıkar.
2) HORUS (28 Eylül- 27 Ekim)
Yıldızların ve aşkın, parlayan güneşin tanrısıdır, firavunların koruyucusudur, en eski Mısır tanrılarından biridir, güneş tacı giyen şahin başlı bir erkek olarak resmedilir. Keskin gözlerinin karanlıkta bile görebildiği söylenir.
Karakter
Çok nazik ve cömert bir karakteriniz var ve bu yüzden çok sevilirsiniz, hayatta başarmak istediğiniz şeyler konusunda çok net görüşlere sahipsinizdir, savaşçı bir ruhunuz vardır, gözünüzü kırpmadan en büyük projelere atılırsınız, risk almayı seversiniz, uzun vadeli sorumlulukları üstlenirsiniz, verdiğiniz tüm sözleri yerine getirmeye yetecek kendine güveniniz vardır, sözlerinizi tutarsınız. Kontrolün hep sizde olmasını istersiniz, ama bazen sabrınız taşınca bu özelliğiniz yüzünden sevilmeyebilirsiniz, siyaset, felsefe ve sosyal konular size göredir, diplomatça davranmayı iyi bilirsiniz, adalet duygunuz gelişmiştir, öksüz birinin haklarını sonuna kadar savunursunuz, ilk görüşte aşık olabilirsiniz, yaşınız ilerledikçe olunlaşırsınız. Cesursunuz.Politikacı ve medya mensupları bu burçtan çıkar. Zayıf yananız inatçılığınızdır.
3) WADGET (28 Ekim – 26 Kasım)
Kobra tanrısıdır ve bilgelik sembolüdür, bu burçta doğanlar mantıklı, temkinli, hırslı, vicdanlıdırlar. Aile bağlarına çok önem verirler Kusurları kötümser olmaları ve biraz kendini beğenmiş olmalarıdır mimar, mühendis, müteahhit ve editör olmaya yatkındırlar.
Karakter: Öğrenmeye çok tutkulusunuz, kitaplar sizin için en büyük hazinenizdir, evinizde ençok kütüphaneye önem verirsiniz, kendinize güveniniz vardır ama bazen karamsarlığa kapıldığınız olur, dost bildiklerinizin arkanızdan iş çevirmeleri en kızdığınız ve katlanamadığınız şeydir, öyle bir şeyle karşılaştığınızda, asla affetmez ve hesap sorarsınız. Bazen müsrif olursunuz, ayrıntılara önem verirsiniz, gözünüzden hiçbir şey kaçmaz, komşuluk ilişkileri sizin için önem taşır, ‘ev alma, komşu al’ diyenlerdensiniz. Doğayı çok seversiniz, şehirde yaşamaktan çok kırlarda olma özlemi taşırsınız. Hayvanları çok seversiniz, merhametlisiniz.
4) SEKHMET(27 Kasım – 26 Aralık)
Savaş tanrısıdır ve kelime anlamı güç’ tür. Seller, kıtlıklar, salgın hastalıklar gibi insanların mutsuzlukları onun yüzünden olur ama aynı zamanda iyileştirici güçleri vardır ve doktorlarla, büyücülerin koruyucusudur, genellikle aslan başlı kadın veya dişi aslan olarak resmedilir.
Karakter
Sert, tutkulu, hırslı ve gururlu bir karakteriniz var, bu yüzden her zaman dost kazanmazsınız, nadiren hata yaparsınız, başkaları sizi zor bir insan olarak görür, kontrollü birisinizdir, gururlu dış görünüşünüz altında hassas, dikkatli bir insan vardır, ihaneti asla affetmezsiniz, gözlem yeteneğiniz kuvvetlidir, sağlıklı kararlar verirsiniz bu özelliğinizle yasalarla ilgili meslekler size cazip gelir, baştan aşağı mükemmeliyetçi birisiniz, asla tatmin olmazsınız, biraz daha esnek olur, biraz daha yaratıcı olur ve kendinizi daha az eleştirirseniz, kendinizi bu kadar baskı altında hissetmekten kurtulursunuz, kendinizi biraz özgür bırakın ve derinlerdeki arzularınızın farkına varın. Ünlü sporcuların, şampiyonların burcudur, kusuru sabırsız ve kavgacı oluşunuzdur.
5) SFENKS (27 Aralık -25 Ocak)
Her yaratığın şekline girebilen ve hazinelerin koruyucusudur, aslan vücutlu olarak resmedilirler, bu burçta doğanlar kendilerini her koşula uydurabilirler, hırçındırlar, çok disiplinlidirler ve son derece hassastırlar, bazen kibirli olurlar, meslek olarak kendi işlerinde çalışmayı severler.
Çok nazik, kibar birisiniz, her zaman çevrenizdeki kişileri dinliyorsunuz, karakterleri iyi tahlil ediyor, kolay adapte oluyor ve iyi tavsiyelerde bulunuyorsunuz, karşılık beklemeden veren bir kişiliğiniz var, çok hoşgörülüsünüz ve her zaman başkalarına yardım ediyorsunuz, bu yüzden insanlar bazen sizi suistimal ediyorlar, onlar samimi, içten oldukları müddetçe, sorun yok ama ihanete uğradığınızı hissederseniz, intikamınızı almaktan çekinmiyorsunuz, gazabınızdan korkuluyor, büyük çaba gereken işlere girişmekten kaçınmıyorsunuz, bu enerjiniz başkalarına cazip geliyor, tutkulu yapınızla sert kararlar alıyorsunuz, duygusal olarak ailenize büyük destek oluyorsunuz, çok iyi bir baba ve eşsiniz
6) SHU (26 Ocak -24 Şubat)
Güneş ışığı ve rüzgarın tanrısıdır, bunlar inanılmaz derece yaratıcı güce sahip insanlardır, yeteneklerini gösterebilirlerse başarıya ulaşmaları kaçınılmaz olur, prensip sahibi, mizah gücü yüksek insanlardır, kusurları tereddüt etmeleri ve bu yüzden büyük fırsatları kaçırmalarıdır, sosyal alanlarda çalışmayı severler, ayrıca ziraat, danışmanlık ve hayvanlara zulmü önlemek gibi konularda çalışmayı severler.
Mısır mitolojisine göre Atum’un nefesinden yaratılan Shu, çok sakin, etkileyici karakteri temsil eder. Ona güvenebilirsiniz, çevresindekilere adil davranmasıyla tanınır, sanat sever ve Mısır resimlerinde bir devekuşu tüyü takmış şekilde resmedilir, bu burçtan sanatçılar çok çıkar.
7) İSİS (25 Şubat – 26 Mart)
Osiris’in karısı ve ana tanrıçadır, doğum yapan kadınları, yolcuları ve devleti korur. Başında iki boğa boynuzunun üzerinde duran bir güneş figürü taşıyan bir kadın olarak resmedilir,
Karakter
Kendinizi hep öne atan, daima uyanık, başkalarına açık bir kişiliğiniz var, hayat dolu, enerjiksiniz, önyargılarınız yoktur, tutkulu içgüdülerinizin sizi yepyeni ve zengin tecrübeler yaşamanız için rehberlik eder, ihanete uğrasanız bile, nsanlığa sarsılmaz bir güveniniz vardır, çünkü çok olumlu düşünen ve iyimser bir insansınız. Sakin, kendine güvenli bir karakteriniz vardır ve cömertsiniz, bu yüzden insan kaynakları, konusunda meslek seçersiniz, aşık olunca bu derin bir aşk olur ve aşkınızı nasıl taze tutacağınızı bilir, sürprizler yaparsınız, kararlısınız, yıkılan köprüleri nasıl onaracağınızı iyi bilirsiniz, fakat bazen fazla idealist olursunuz ve yüksek standartlarınızı karşılayacak mükemmel kişiyi bulana dek beklersiniz, çok iyi aile babası veya anne olursunuz, çocuklarınız sizin göz bebeğinizdir
OSİRİS (27 Mart – 25 Nisan)
Mısır ın en büyük tanrılarından biridir, üretkenlik ve büyümeyi temsil eder, aynı zamanda öbür dünyanın tanrısıdır, ölülerin tanrısıdır, sonsuz hayatın sembolüdür.
Karakter
Çok meraklı bir kişiliğiniz vardır, sıradan biri değilsiniz, hayata bağlı ve kendine güvenlisiniz, hayatınızın her anını yoğun yaşarsınız, başarısız olmaktan korkmazsınız, hayatınızda hiçbir şey durağan değildir, daima yeni maceralara yelken açarsınız, ama tüm bu iyimserliğinize rağmen, bazen hayal kırıklığına uğrayabilirsiniz, sözlüğünüzde ‘ilgisiz’ kelimesi bulunmaz, arkadaşlığınız sağlam olur, tutkulusunuz. Aile, akrabalık ilişkilerine çok önem verirsiniz, önemli günlerde mutlaka aile üyeleriyle bir araya gelmek istersiniz. Çocuklarınızı disiplinli bir şekilde büyütürsünüz.
9) AMUN (26 Nisan- 25 Mayıs)
Mısır inanışlarına göre Amun dünyayı yaratan tanrıydı, bu burçta doğanlar güçlü, zinde ve önderlik etmeyi seven kişilerdir, iradeleri de güçlüdür, cesur ve kendilerine güvenlidirler,
Mükemmel lider olurlar, kusurları hoşgörüden yoksundurlar. Para konularındaki mesleklerde başarılı olurlar.
Duygusal bir yapınız vardır bu yüzden bazen kendinize olan güveninizi kaybeder ve melankoli ile neşe arasında gidip gelmeye başlarsınız, hassas yapınızı hayal gücünüzün ,çok zengin olduğunu gösterir, başkaları sizi gizemli biri olarak görebilirler, sizi yatıştırmak için sabırlı olmaları gerekir, bazen kendinizi korumak amacıyla, kendinizi başkalarından izole eder, kendi kabuğunuza çekilirsiniz, sosyal konulara eğiliminiz vardır, adil, dürüst bir insansınız ve vicdanlısınız bu özellikleriniz sayesinde insanlar size hayranlık duyarlar korkularınıza rağmen aşk hayatınızın önemli bir parçasını teşkil eder ve aşkınız için dağları yerinden oynatabilirsiniz! Eşinizde ileri görüşlülük, otoriterlik ve nezaket ararsınız.
10) HATHUR (26 Mayıs – 24 Haziran)
Dünya ve gökyüzü tanrısıdır, duygusalsınız, aşk sizin için çok önemlidir, çekici ve romantik insanlardır,
Çok meraklı bir kişiliğiniz vardır, sıradan biri değilsiniz, hayata bağlı ve kendine güvenlisiniz, hayatınızın her anını yoğun yaşarsınız, başarısız olmaktan korkmazsınız, hayatınızda hiçbir şey durağan değildir, daima yeni maceralara yelken açarsınız, ama tüm bu iyimserliğinize rağmen, bazen hayal kırıklığına uğrayabilirsiniz, sözlüğünüzde ‘ilgisiz’ kelimesi bulunmaz, arkadaşlığınız sağlam olur, tutkulusunuz. Bazen herkese güvenmenin kötü sonuçlarını görerek, üzülürsünüz, bazen insanlar sizin cömertliğinizi, fedakarlığınızı suistimal ederler, böyle durumlarda ihanete uğradığınızı hisseder ve asla unutmazsınız. İyiliği unutmadığınız gibi, kötülüğü de unutmazsınız. Çocuklarınız için her fedakarlığı yaparsınız.
11) ANKA(25 Haziran – 24 Temmuz)
Sihirli anka kuşuyla resmedilir, risk almayı severler, kusurları inatçı ve hayalci olmalarıdır
Çok karizmatik bir insansınız, insanları çabuk ikna eder, kendinize bağlarsınız, çok sevilirsinizi ve her zaman çevrenizde sizinle birlikte vakit geçirmekten hoşlanan dostlarınız olur, cesur ve açık görüşlüsünüz, aldığınız kararlar çok doğru olur ve bu yüzden herkes size hayranlık duyar, insanlara cesaret verir, kendine güven duymalarını sağlarsınız, diktatör olmadan doğuştan lider birisiniz, çok uzak görüşlüsünüz, fakat ilişkilerinizde kendinizden fazla vermezsiniz, ama bir kere eşinizi seçtikten sonra çok cömert olursunuz ve güçlü bağlar kurarsınız. Çocuklarınızın derslerine yardım eder, onları mümkün olduğunca iyi yetiştirmeye çalışırsınız. Aileye çok önem verirsiniz.
12) ANUBİS (25 Temmuz – 28 Ağustos)
Bu ölüm ve öteki dünyanın tanrısıdır, mumyalama törenlerinde rastlarız. Ölünün öbür dünyaya geçişini gözetler, ruhlarını yargılar ve onları korur ismi çakal anlamına gelir genellikle dik kulaklı bir çakal veya köpek biçiminde resmedilir
Karakter
Biraz çelişkiler içindesiniz, hem yalnızlığı seviyorsunuz, hem de başkaları olmadan yapamıyorsunuz, gizemli ve sırlarla dolusunuz, gölgeyi ışığa tercih ediyorsunuz, popüler olmaktansa, gizlenmeyi yeğliyorsunuz, olağanüstü hassassınız, ve çok sadık birisiniz hem kendinize hem de başkalarına karşı çok dürüstsünüz, idealist birisiniz ve bu yüzden hayatınızda büyük hayal kırıklıkları yaşayabilirsiniz ama bunlar uzun sürmeyecektir, ve sonunda mutlaka üstesinden geleceksiniz, ve çözümler bulup, kontrol altına almayı başaracaksınız, öğretmen, doktor, psikoloji, insan kaynakları konusuna çok yatkınsızın, çünkü bilinçaltı dünyasını derinden anlıyorsunuz, yapınız bazen duygusal anlamda zayıf hissetmenize, karar verememenize yol açabiliyor, eski yaraların tamir olması zordur ve siz ruh eşinizi bulmak size zor geliyor, bu yüzden eş seçerken çok dikkatlisiniz, eşinizde karşılıklı saygı ve güven bekliyorsunuz.
KELTİK ASTROLOJİSİ
Sevgili okurlar, Kelt astrolojisi ağaçlara dayanıyormuş. Yani, doğduğunuz güne göre, belirli ağaçlar belirlemişler, aynı ağaçın temsil ettiği birden fazla burç da var. İşte Ketlik astrolojisine göre ağaçlar ve karakteriniz:
23 – 31 Aralık: ELMA (aşk )
Cazibeli, fiziksel olarak dikkat çekici ve etkileyici insanlardır. Hoş bir ışıkları vardır, flörtçü. Maceraperest ama hassas, hep aşık tiplerdir. Sevmeye ve sevilmeye meraklıdırlar ama sadık, hassas bir eş olurlar. Cömerttirler, bilimsel konulara yetenekleri vardır. Bugün için yaşarlar, hayal güçleri yüksektir.
01 – 11 Ocak: KÖKNAR ( gizem )
Sıra dışı bir zevk sahibi, sofistike, kadirşinas, güzel olan her şeyi seven insanlardır. Asi ruhludurlar ve ruhsal durumları çabuk değişir. Bencildirler ama kendilerine yakın olanlarla ilgilenirler. Çok mütevazi değillerdir, hırslı ve memnun edilmesi zor bir sevgilidir. Çok arkadaşı vardır ve ona çok güvenebilirsiniz.
12 – 24 Ocak: KARAAĞAÇ( asil )
Müşfik, düzgün fiziklidir, giyimine dikkat eder, taleplerinde aşırılığa kaçmayan ve insanlara neşe veren bir tiptir. Liderlik etmeyi sever ve altta olmayı sevmez, dürüst, sadık bir eştir. Başkaları için karar vermeyi sever. Cömerttir, pratik bir zekaya sahiptir, güçlüdür ve espri anlayışına sahiptir.
25 Ocak – 03 Şubat: SELVİ ( sadakat )
Güçlü, fiziği kaslı biridir, her ortama uyar, hayatla fazla uğraşmaz, hoşnuttur ve iyimserdir ama paraya düşkündür. Yalnızlıktan nefret eder, kolay kolay tatmin edilemeyecek kadar tutkuludur ama sadıktır. Ruhsal durumu onun da çabuk değişir, kurallara boyun eğmeyi sevmez, biraz ukala ve ilgisiz bir tiptir.
04 – 08 Şubat: KAVAK(tatminsiz)
Fazla kendine güvenmeyen biridir, sadece gerektiği zaman cesaretli olur, arkasının güçlü olmasını ve sıkı insanlarla muhatap olmayı sever. Çok seçicidir, genellikle yalnızdır, sanatçı bir ruha sahiptir, kin tutar, iyi bir organizatördür, felsefi takılır, her durumda ona güvenebilirsiniz, ilişkilerini çok önemser.
09 – 18 Şubat. SEDİR (güven)
Zariftir ve her ortama ayak uydurur, lüksü sever, sağlığına çok dikkat eder ve kendine güvenir. Başkalarına biraz yukarıdan bakan bir tiptir. Kararlı, sabırsızdır ve başkalarını etkilemeyi sever. İyimser ve beceriklidir. Tek ve gerçek aşkını bekler, çabuk karar verir.
19 – 28 Şubat: ÇAM (titiz)
Uyumlu ilişkileri sever, dinç, güçlü bir tiptir, nasıl rahat edebileceğini bilir, doğal, hareketli bir insandır ve iyi bir ortaktır. Fazla arkadaş delisi değildir, çabuk aşık olur ama ateşi çabuk söner. Her şeyden kolayca vazgeçebilir. İdeali bulana kadar onun için her şey geçicidir, güvenilir ve pratik biridir.
01 – 10 Mart: SALKIMSÖĞÜT(melankoli)
Güzeldir ve çok melakoliktir. Etkileyici, güzel, zevkli şeylere meraklıdır. Seyahat etmeyi çok sever, hayalperest, kaprisli ama dürüsttür. Başkalarının duygularına önem verir. Çabuk etki altında kalmasına rağmen, beraber yaşanması zor bir tiptir. Talepkardır, sezgileri kuvvetlidir, aşıkken acı çeker ama demir atabileceği birini bulabilir.
11 -20 Mart: IHLAMUR(şüphe)
Hayatın ona getirdiklerini kabullenir, kavgadan ve tartışmalardan nefret eder, çalışkandır ve tembelliği, bencilliği hiç sevmez. Gergindir, yumuşak huyludur ve merhametli biridir. Arkadaşları için çekinmeden fedakarlık yapar. Becerikli olmasına rağmen bunları değerlendiremez. Mızmız, kıskanç ama vefalıdır.
21 Mart: MEŞE (cesaret)
Sağlam yaratılışlı, cesur ve güçlüdürler. Bağımsız, girişken tiplerdir, acıma duygusu yoktur! İşini şansa bırakmayı sevmez, ayaklarını yere sağlam basmak ister. Hareketlidir.
22- 31 Mart: FINDIK (olaganüstü)
Çekici, anlaşışlıdır, insanları nasıl etkileyeceğini bilen tiplerdir. Fazla talepkar olmayan, sosyal hayatta aktif, girişken hatta dövüşken biridir. Popülerdir, psikolojik durumları çabuk değişir. Kaprisli bir aşıktır ama dürüsttür ve eşine hoşgörülü davranır. Kusursuz bir yargı yeteneği vardır.
01- 10 Nisan: ÜVEZ (hassasiyet)
Dikkat çekicidir, neşe verir, bencillikten uzaktır, dikkat çekmeyi çok sever, hayata bağlıdır, yerine ve duruma göre hem bağımlı, hem de bağımsız olabilir. Zevklidir, duygusaldır, hassastır, tutkuludur, sanatçı özelliklere sahiptir, iyi bir eş olurlar ama çok zor affederler.
11- 20 Nisan: AKÇAAĞAÇ(özgür zeka)
Hayal güçü güçlüdür ve özgün biridir, hiç sıradan bir tip değildir, utangaç, hırslı, gururlu, kendine güvenen ve yeni deneylere aç biridir. Genellikle sinirli, gergin bir yapısı vardır, hafızası kuvvetlidir, çok kolay öğrenir, aşk hayatı biraz karmaşıktır, başkalarını etkilemeyi sever.
21 – 30 Nisan: CEVİZ(tutku)
Garip ve zıtlıklarla dolu, egoist, agresif bir tiptir, beklenmedik tepkiler gösterir, asil bir ruhu vardır, spontanedir, çok hırslıdır, hiç esnek değildir. Zor ve alışılmışını dışında bir eştir. Çok zor beğenir, çok kıskanç, tutkuludur. Taktir eder ama uyum göstermek için fazla fedakarlık yapmaktan hoşlanmaz. İlginç stratejiler üretmeyi sever.
01 -14 Mayıs: KAVAK(tatminsiz)
Fazla kendine güvenmeyen biridir, sadece gerektiği zaman cesaretli olur, arkasının güçlü olmasını ve sıkı insanlarla muhatap olmayı sever. Çok seçicidir, genellikle yalnızdır, sanatçı bir ruha sahiptir, kin tutar, iyi bir organizatördür, felsefi takılır, her durumda ona güvenebilirsiniz, ilişkilerini çok önemser.
25 Mayıs – 03 Haziran: DİŞBUDAK(hırs)
Farklı bir çekiciliğe sahip, hayat dolu, talepkar biridir. Düşüncesizce hareket eder ve eleştirilere kulak asmaz. Hırslı, akıllıdır, yeteneklidir ve hükmetmeyi sever, egoist olmaya elverişlidir ama ona güvenebilirsiniz. Bazen beyni kalbine hükmedebilir, ilişkileri çok ciddiye alır ve sadıktır.
04- 13 Haziran: GÜRGEN(zevk sahibi)
Soğuk bir güzelliği vardır, dış görüntüsüne, bakımlı olmaya dikkat eder, zevk sahibidir, başkalarını kendinden daha çok düşünür, hayatı mümkün olduğunca kolay bir hale getirmeye çalışır. Disiplinli bir hayat için kılavuzluk eder, ilişkilerinde kibardır farklı sevgililer bulmak ister. Duyguları sebebiyle mutluluğu yakalaması kolay olmaz. Çoğunlukla başkalarına güvenmez ve kararlarından asla emin olmaz.
14 -23 Haziran: İNCİR(hassasiyet)
Çok güçlü, bağımsız biridir, tartışmalara ve zıtlıklara fazla izin vermeyen bir yapısı vardır, aile hayatına düşkündür, iyi bir baba, hayvanseverdir. Sosyal bir kelebek gibidir, espriden anlar, aylaklığı ve tembelliği de sever, bencilliği de vardır, akıllı, pratiktir.
24 Haziran: HUS(esinlenme)
Hayat doludur, etkileyici, şık, arkadaş canlısıdır, gösterişten uzak ve mütevaziliği sever, aşırılıktan hoşlanmaz, kaba şeylerden nefret eder. Doğal ve sakin bir yaşamı tercih eder. Çok tutkulu değildir, hırsları azdır, hayal gücü yüksektir, sakin ve uyumlu ortamlar yaratmayı tercih eder.
25 Haziran – 04 Temmuz: ELMA(aşk)
Cazibeli, fiziksel olarak dikkat çekici ve etkileyici insanlardır. Hoş bir ışıkları vardır, flörtçü. Maceraperest ama hassas, hep aşık tiplerdir. Sevmeye ve sevilmeye meraklıdırlar ama sadık, hassas bir eş olurlar. Cömerttirler, bilimsel konulara yetenekleri vardır. Bugün için yaşarlar, hayal güçleri yüksektir.
05- 14 Temmuz: ÇAM(titiz)
Uyumlu ilişkileri sever, dinç, güçlü bir tiptir, nasıl rahat edebileceğini bilir, doğal, hareketli bir insandır ve iyi bir ortaktır. Fazla arkadaş delisi değildir, çabuk aşık olur ama ateşi çabuk söner. Her şeyden kolayca vazgeçebilir. İdeali bulana kadar onun için her şey geçicidir, güvenilir ve pratik biridir.
15 – 25 Temmuz: KARAAĞAÇ(asil)
Müşfik, düzgün fiziklidir, giyimine dikkat eder, taleplerinde aşırılığa kaçmayan ve insanlara neşe veren bir tiptir. Liderlik etmeyi sever ve altta olmayı sevmez, dürüst, sadık bir eştir. Başkaları için karar vermeyi sever. Cömerttir, pratik bir zekaya sahiptir, güçlüdür ve espri anlayışına sahiptir.
26 Temmuz – 04 Ağustos: SELVİ(sadakat)
Güçlü, fiziği kaslı biridir, her ortama uyar, hayatla fazla uğraşmaz, hoşnuttur ve iyimserdir ama paraya düşkündür. Yalnızlıktan nefret eder, kolay kolay tatmin edilemeyecek kadar tutkuludur ama sadıktır. Ruhsal durumu onun da çabuk değişir, kurallara boyun eğmeyi sevmez, biraz ukala ve ilgisiz bir tiptir.
04 – 13 Ağustos: KAVAK(tatminsiz)
Fazla kendine güvenmeyen biridir, sadece gerektiği zaman cesaretli olur, arkasının güçlü olmasını ve sıkı insanlarla muhatap olmayı sever. Çok seçicidir, genellikle yalnızdır, sanatçı bir ruha sahiptir, kin tutar, iyi bir organizatördür, felsefi takılır, her durumda ona güvenebilirsiniz, ilişkilerini çok önemser
14 – 23 Ağustos: SEDİR(güven)
Zariftir ve her ortama ayak uydurur, lüksü sever, sağlığına çok dikkat eder ve kendine güvenir. Başkalarına biraz yukarıdan bakan bir tiptir. Kararlı, sabırsızdır ve başkalarını etkilemeyi sever. İyimser ve beceriklidir. Tek ve gerçek aşkını bekler, çabuk karar verir.
24 Ağustos – 02 Eylül: ÇAM(titiz)
Uyumlu ilişkileri sever, dinç, güçlü bir tiptir, nasıl rahat edebileceğini bilir, doğal, hareketli bir insandır ve iyi bir ortaktır. Fazla arkadaş delisi değildir, çabuk aşık olur ama ateşi çabuk söner. Her şeyden kolayca vazgeçebilir. İdeali bulana kadar onun için her şey geçicidir, güvenilir ve pratik biridir.
03 – 12 Eylül: SALKIMSÖĞÜT(melankolik)
Güzeldir ve çok melakoliktir. Etkileyici, güzel, zevkli şeylere meraklıdır. Seyahat etmeyi çok sever, hayalperest, kaprisli ama dürüsttür. Başkalarının duygularına önem verir. Çabuk etki altında kalmasına rağmen, beraber yaşanması zor bir tiptir. Talepkardır, sezgileri kuvvetlidir, aşıkken acı çeker ama demir atabileceği birini bulabilir.
13 – 22 Eylül: IHLAMUR(şüphe)
Hayatın ona getirdiklerini kabullenir, kavgadan ve tartışmalardan nefret eder, çalışkandır ve tembelliği, bencilliği hiç sevmez. Gergindir, yumuşak huyludur ve merhametli biridir. Arkadaşları için çekinmeden fedakarlık yapar. Becerikli olmasına rağmen bunları değerlendiremez. Mızmız, kıskanç ama vefalıdır.
23 Eylül: ZEYTİN(erdem)
Makbul biridir, güneşi, sıcak havayı sever, kibardır, öfkeden, şiddetten kaçınır, sakin ve hoşgörülüdür. Adalet duygusu gelişmiştir. Hassastır, kıskançlıktan uzak bir yapısı vardır. Okumayı ve sofistike insanlarla muhatap olmayı sever.
24 Eylül – 03 Ekim: FINDIK(olağanüstü)
Çekici, anlaşışlıdır, insanları nasıl etkileyeceğini bilen tiplerdir. Fazla talepkar olmayan, sosyal hayatta aktif, girişken hatta dövüşken biridir. Popülerdir, psikolojik durumları çabuk değişir. Kaprisli bir aşıktır ama dürüsttür ve eşine hoşgörülü davranır. Kusursuz bir yargı yeteneği vardır.
04 – 13 Ekim: ÜVEZ(hassasiyet)
Dikkat çekicidir, neşe verir, bencillikten uzaktır, dikkat çekmeyi çok sever, hayata bağlıdır, yerine ve duruma göre hem bağımlı, hem de bağımsız olabilir. Zevklidir, duygusaldır, hassastır, tutkuludur, sanatçı özelliklere sahiptir, iyi bir eş olurlar ama çok zor affederler.
14 – 23 Ekim: AKÇAAĞAÇ(özgür zeka)
Hayal güçü güçlüdür ve özgün biridir, hiç sıradan bir tip değildir, utangaç, hırslı, gururlu, kendine güvenen ve yeni deneylere aç biridir. Genellikle sinirli, gergin bir yapısı vardır, hafızası kuvvetlidir, çok kolay öğrenir, aşk hayatı biraz karmaşıktır, başkalarını etkilemeyi sever.
24 Ekim – 11 Kasım: CEVİZ(tutku)
Garip ve zıtlıklarla dolu, egoist, agresif bir tiptir, beklenmedik tepkiler gösterir, asil bir ruhu vardır, spontanedir, çok hırslıdır, hiç esnek değildir. Zor ve alışılmışını dışında bir eştir. Çok zor beğenir, çok kıskanç, tutkuludur. Taktir eder ama uyum göstermek için fazla fedakarlık yapmaktan hoşlanmaz. İlginç stratejiler üretmeyi sever.
12 – 21 Kasım: KESTANE(dürüstlük)
Alışılmadık bir güzelliği vardır ve insanları etkilemek gibi bir derdi yoktur. Adil ve neşelidir, doğuştan diplomattır, çok kolay huzursuzluğa kapılır ama her türlü ilişkisinde hassas davranır. Bazen olağan dışı davrandığı olur. Sevgili bulmakta güçlük çeker.
22 Kasım – 01 Aralık: DİŞBUDAK(hırs)
Farklı bir çekiciliğe sahip, hayat dolu, talepkar biridir. Düşüncesizce hareket eder ve eleştirilere kulak asmaz. Hırslı, akıllıdır, yeteneklidir ve hükmetmeyi sever, egoist olmaya elverişlidir ama ona güvenebilirsiniz. Bazen beyni kalbine hükmedebilir, ilişkileri çok ciddiye alır ve sadıktır.
02 – 11 Aralık: GÜRGEN(zevk sahibi)
Soğuk bir güzelliği vardır, dış görüntüsüne, bakımlı olmaya dikkat eder, zevk sahibidir, başkalarını kendinden daha çok düşünür, hayatı mümkün olduğunca kolay bir hale getirmeye çalışır. Disiplinli bir hayat için kılavuzluk eder, ilişkilerinde kibardır farklı sevgililer bulmak ister. Duyguları sebebiyle mutluluğu yakalaması kolay olmaz. Çoğunlukla başkalarına güvenmez ve kararlarından asla emin olmaz.
12 -21 Aralık: İNCİR(hassasiyet)
Çok güçlü, bağımsız biridir, tartışmalara ve zıtlıklara fazla izin vermeyen bir yapısı vardır, aile hayatına düşkündür, iyi bir baba, hayvanseverdir. Sosyal bir kelebek gibidir, espriden anlar, aylaklığı ve tembelliği de sever, bencilliği de vardır, akıllı, pratiktir.
22 Aralık: KAYIN(yaratıcılık)
Zevk sahibidir, görünüşe ve kendisine önem verir, maddiyata düşkün sayılır, hayatı ve kariyeri için çok çalışır, tutumludur, gereksiz risklere girişmez, makuldur, diyet ve sporla fiziğine dikkat eden bir insandır.
Yengeç Burcu Ve Özellikleri
YENGEÇ 22 Haziran-22 Temmuz
Özellikleri: Duygusal, hassas, yumuşak, nazik, önsezili, savunmasız, anlayışlı, anaç, koruyucu, besleyen, ilgili, çekingen, milliyetçi, geçmişe bağlı, güvensiz, alıngan, değişken ruh hali, bağımlı, içe kapalı, ürkek, kuşkucu, kuruntulu, endişeli.
Yengeç burcu su elementi ve öncü niteliktir. Su elementi duygusallık ve sezme yeteneği verir. Yoğun bir şefkat ve merhamet duygusuna sahiptir. Derin iç dünyası yüzünden hayatın iniş çıkışlarından pek çok insandan daha fazla etkilenir; sevinci de, acıyı da yoğun olarak hissettiğinden herhangi bir kişiden daha fazla acı çekebilir. Öncü nitelik ise onu harekete geçmeye zorlar. Yumuşak görüntüsüne rağmen öncü grubun tüm özelliklerini aynı güçle taşır. Öncü burçlar arasında hırslarını en kurnaz şekilde dile getirendir.
Yengeç burcunun yöneticisi gök cisimlerinin içinde en hızlı hareket edenlerden biri olan Ay’dır. Yengeçler Ay�ın hareketlerinden, yeniay ve dolunaylardan çok etkilenirler. Ay�ın enerjisi nasıl denizlerde gel-gitlere sebep oluyorsa, Yengeç’in duygularının da sık sık değişmesine neden olur. Yengeç insanı karmaşık bir yapıya sahiptir ve hızla değişen ruh haliyle onu anlamak hiç de kolay değildir. Keyfi yerinde olduğu zaman hayat dolu ve neşeliyken birdenbire somurtkan ve hırçın olabilir. Kafasına bir şey taktığı zaman melankolikleşir, içe döner ve herkesten uzak durur.
Yengeç insanını ancak sevgiyle yönetebilirsiniz. Zorla bir şey yaptırmaya kalkarsanız tam tersini yapabilir. Çalışkan ve tedbirlidir. Para güvenlik demektir ve para kazanmasını da, elinde tutmasını da iyi bilir. Kazancının büyük miktarını biriktirir, asla müsrif değildir. Yengeç çok kuruntulu olduğu için gelecekten korkar, kendini ve ailesini her bakımdan güvence altına almaya çalışır. Yumuşak ve hassas yapısına rağmen sevdiklerini koruması gerektiği zaman çok cesur ve gözükara olabilir.
Sevdiklerine çok bağlıdır ama özellikle annesine çok düşküdür. Yengeç anneyi, vatan sevgisini, yuvaya düşkünlüğü temsil eder. Ailesine, evine ve çocuklarına çok bağlıdır. Yengeç kendisini anlayan ve evine bağlı bir eş ister. Biraz fazla koruyucu olmakla birlikte çok iyi ebeveyn olur. En huzurlu olduğu yer evidir; aynı bir yengeç gibi evi onun kalesidir. Sıcak, güvenli ve sevgi dolu aile ortamında çok mutlu olur.
Geçmiş onun için çok önemlidir, bir türlü geçmişten kopamaz; sonsuza dek köklerine bağlı kalabilir. Yengeç insanı yapılan iyiliği de, kötülüğü de hiçbir zaman unutmaz. Fırsat bulunca karşılık verir. Oldukça alıngandır, eleştirilmeye hiç gelemez ve çok çabuk küser. Hafızası çok kuvvetlidir. Bir şeye kırıldığı zaman karşısındakine hiç belli etmeden bu kırgınlığı senelerce içinde taşıyabilir. Aynı zamanda çok kıskanç olabilir.
Yengeç insanı aşırı duygusal, aşırı hassas ve çekingendir. Sert kabuğunun altında derin duygularını saklamaya çalışır. İkizler nasıl dünyaya düşünceleri ile bağlı ise, Yengeç de duyguları ile bağlıdır. Nazik, sevgi dolu ve koruyucudur. Kırıldığı, rahatsız edilmek ya da duygularından söz etmek istemediği zaman aynı bir Yengeç gibi kabuğuna saklanır. İyi niyetli, düşünceli davranışlar onu çok etkiler ve eleştirilmekten, alay edilmekten çok korkar. Sadakat ve bağlılığından dolayı bazı koşullara gereğinden çok daha uzun bir süre katlanabilir.
Duyarlılığı yanlızca insanlara karşı değildir. Algılama üstünlüğü onu tüm çevresinden kolay etkilenen biri durumuna getirir. Yakın çevresinin ne istediğini onlar söylemeden sezebilir. Çoğu zaman her şeyi büyüttüğü ve dertlerini içine attığı için sindirim sistemi kolaylıkla bozulabilir. Yeri gelince hayır demeyi, çekingenliğini ve aşırı duygusallığını kontrol etmeyi öğrenmelidir.
Yengeç insanı, su ve sıvıyla ilgili konularda başarı gösterir. Denizcilik, balıkçılık ona göredir. Ayrıca çok merhametli olduğundan doktorluk ve hemşirelikte başarılı olabilir. Yengeç mideyi temsil ettiği için bu burçtan iyi ahçılar çıkar. Paraya önem verdiği için de finans sektöründe ve ticarette başarılı olabilir.
PARA VE ZENGİNLİK
Sevgili Yengeç 2. para eviniz hayat ve güç veren güneş tarafından yönetilmektedir. Güneş size para kazanmanın yollarını bulmanıza yardımcı olacaktır. Su elementi olarak içgüdü ve sezgileriniz güçlüdür ve ekonomideki dalgalanmaları herkesten önce hissedebilirsiniz. İlk bakışta kolay aldanan biri gibi gözükseniz de aslında tam tersisinizdir. Gerektiği zaman iş ve para ile ilgili en zor kararları en iyi şekilde hesaplıyarak verebilirsiniz. Çocuklarınızın, ailenizin güvenliği ve eğitimleri için para biriktirirsiniz ve bu amaçla para sahibi olursunuz. Başkalarını düşünürken kendinizi de garanti altına almış oluyorsunuz.
Bir çok Yengeç gayri menkule yatırım yaparak karlı çıkarlar. Yengeç burcu için ev sahibi olmak çok önemlidir. Genel olarak çok tutumlusunuzdur. Mağazalardan alışveriş etmenin savurganlık olduğunu düşünürsünüz. İndirimleri takip eder ve ürünleri toptan fiatına almaya çalışırsınız. Bankada birikmiş hesabınız tüm bu çabalarınızın boşa gitmediğinin bir göstergesidir. Bazen sırf indirimde diye lüzumsuz şeyler alabilirsiniz.
Evinize yiyecek depolarsınız. Giysilerinizi ise yıllarca kullanmayı seversiniz. Bazıları sizin cimri olduğunuzu düşünse de siz yaşlılığınız için yatırım yapmaktasınızdır. Yengeçler paralarını bankaya yatırmak ister, üzerlerine giymek değil! Bankadaki hesaplarını, faizlerini kuruşu kuruşuna bilirler ve bankacılardan daha iyi hesaplayarak paralarını artırırlar. (Bankacınız Boğa, Oğlak ya da Akrep değilse bu geçerlidir.) Akıllı Yengeç, son gülen siz olacaksınız! Başkaları sizin uzun vadeli planlarınıza gıpta ile bakıyorlar. Tarihi değeri olan şeylere yatırım yaparak ve antikacılık ile uğraşarak çok para kazanabilirsiniz.
Bazı koşullara gerektiğinden fazla dayanabilirsiniz. Sadakatiniz yüzünden gereksiz yere enerjinizi harcayabilirsiniz. Kendinizi de düşünmeli ve fazla geç kalmadan harekete geçmesini öğrenmelisiniz.Yengeçler zor durumda kaldıkları zaman yeni para kazanma yolları arayacaklarına masraflarını kısarlar. Gelirinizi nasıl artırabileceğinizi düşünmelisiniz.
Akrep burcu gibi Yengeç de fil gibi bir hafızaya sahiptir. Her zaman neye ne kadar harcadığınızı kuruşu kuruşuna bilirsiniz ve bu yüzden kimse size kazık atamaz.
Stresten Nasıl Arınır?
Yengeç burcunun bir sorunu olduğu zaman kabuğunun içine çekilir ve bundan kimseye bahsetmez. Bu, Yengecin savunma mekanizmasıdır, aileniz ve arkadaşlarınız bu durumunuza alışmış olmalılar. Su burçları, özellikle sıkıntılı zamanlarında yanlız kalma ihtiyacı duyarlar. Bu ihtiyacınızı gözardı etmeyin. Gene de zor zamanlarda şefkat ve ilgiye ihtiyaç duyduğunuzdan uzun süre sevdiklerinizden izole olmamalısınız. Derdinizi söyleyemeseniz bile sevdiğiniz ve güvendiğiniz kişinin yakınında olmalı ve ihtiyacınız olan ilgiyi görebilmelisiniz.
Yengeç burcunun olayları tüm detayları ile hatırlama huyu onun geçmişten kopamayarak geleceğe bir türlü adapte olamamasına neden olur. Yaptığınız önemsiz hataların bile üzerinde fazlaca durur, içten içe kendinizi yersiniz. Bu özelliğiniz sizi geride tutar. Kendinize bu şekilde işkence yapmaktan vazgeçmeli ve ileriye atılmalısınız.
Siz olaylara duygusal olarak geç tepki gösterirsiniz. Yengeç burcu durum değişse bile hala eski olaylarda takılı kalır. Alışkanlıktan ve hata yapma korkusundan ileri adım atamaz. Başarıya hata yapa yapa ulaşabilirsiniz. Hayat yaratıcı bir eylemdir, arada bir boşa giden emekler olacaktır. Bu sizin ilerlemenizi engel olmasın.
Sizin gizli silahınız derin içgüdülerinizdir. Sorunlarınıza çözüm bulmada sezgilerinizden faydalanabilirsiniz, size doğru yolu göstereceklerdir. Mantığınız size ne derse desin içinizdeki sese kulak verin. Mantık ve sezginiz arasında kalırsanız sezginizi dinleyin. Sonucunu hemen göremesenizde sonuçta içgüdülerinize güvenebileceğinizi göreceksiniz. Öncü nitelik taşımanız değişikliklerle daha kolay başa çıkmanıza ve farklı olasılıkları araştırmanıza yardımcı olacaktır.
Yengeç burcu deniz kenarında yalın ayak dolaşarak ya da yelkenle açılarak sakinleşebilir. Eğer yanınızda biri olsun istiyorsanız en az sizin kadar hassas bir Balık ya da pratik bir Oğlak insanını tercih etmelisiniz. Sizi asla eleştirmemeli ve kırmamalı. İkiniz sakin, sessiz bir yerde piknik yaparsanız moraliniz düzelecektir.
Sıkıntılı dönemlerinizin başında; mesela patronunuzun sizden memnun olmadığını ya da kız/ erkek arkadaşınızın başkasından hoşlandığını duyduğunuzda, çocuğunuz kötü notlar almaya başladığında mideniz hiç bir yemeği kabul etmeyebilir. Böyle durumlarda iştahınız yerine gelene kadar sütlaç, muhallebi, püre, muz gibi çocukken sevdiğiniz yemekleri yiyebilirsiniz. Daha sonra kendinizi iyi hissettikçe diğer yemeklere devam edebilirsiniz.
Yemek yapmak en sevdiğiniz şeylerden biri olduğu için sizin canınız istemese bile mutfağa kapanıp aileniz için yemekler pişirmelisiniz. Bu sizi rahatlatacak ve teskin edecektir. Yemek yapmanın her aşamasından zevk alırsınız. Önce market ya da pazardan istediğiniz tazelikte malzemeleri seçer, mutfakta yaratır ve sonunda aile ve arkadaşlarınızı bir araya getirerek onlara nefis bir ziyafet çekersiniz.
Çocuklarla oynayarak ta geriliminizi atabilirsiniz. Minik bir bebekle iki saat geçirdikten sonra tüm problemlerinizi unutmuş olursunuz. Onunla gülmeye ve şarkı söylemeye başlarsınız. Altı yaşında bir çocukla sirke gidin, hiç stresiniz kalmayacaktır. Daha büyük çocuklarla da rahat iletişim kurabildiğiniz için iyi vakit geçirirsiniz. Bazıları hayvanlarda huzur bulurken Yengeç bunu çocuklarda bulur.
Evdeki ortam sizi çok etkilediğinden moraliniz bozulduğu zaman evinizdeki eşyaların yerlerini değiştirebilirsiniz. Kanepenize yeni bir yastık alın, duvarınıza bir resim ya da yemek pişirmek için yeni bir kap. Mutfağınızı, banyonuzu nasıl yenileyebileceğinizi hayal edin. İstediğiniz şeyleri hayal etmek sizi üretken yapacaktır. Arkadaşınızla tekne fuarına gidin ve kendi teknenizi aldığınızı hayal edin. Gerçekten yapmak istediğiniz işi hayal edin, kendinizi o ortamda görün ve tüm detayları ile gözünüzün önüne getirin. Sizin gibi yaratıcı bir burç için en etkili yöntem hayal kurmaktır.
Koç Burcu Ve Özellikleri
KOÇ 21 Mart-20 Nisan
Özellikleri: Atılgan, etkin, tepkisel, enerjik, aceleci, hızlı, kendine aşırı güvenen, serüvenci, girişken, cesur, iddialı, dikkafalı, açık sözlü, dürüst, kendine dönük, agresif, saldırgan, çabuk öfkelenen, dikkatsiz, kavgacı, kaba, alaycı.
Koç Zodyak’ın ilk burcudur ve yeni başlangıçları temsil eder. Girişimci, atılımcı ve yeniliklere açıktır. Sıfırdan yeni bir şeyi ya da büyük bir projeyi başlatabilir ama detaylara inemediği için tamamlamakta zorlanır. Toprak elementi burçların gerçekçi ve pratik yaklaşımı detaylarda başarılı olmasına, sabit elementi burçların kararlılığı ise başladığı işlere devam etmesinde yardımcı olur. Kendi işinin başında olmak ya da en azından, yeni bir alanda öncülük etmek ister. Kimsenin ona patronluk yapmasına tahammül edemez. Yarışmayı ve rekabeti sevdiği için galip gelmek, her konuda önde olmak ister. Servet ve rahatlıktan çok ün peşinde koşar. Harekete geçmeden önce daha çok düşünme ve plan yapma alışkanlığı edinirse çok daha başarılı olabilir.
Her zaman acelesi varmış gibi bir izlenim bırakır. Ateş elementi olduğundan canlı ve isteklidir. Öncü nitelik taşıdığı için de eyleme yönelik ve hareketlidir. İddialıdır, her şeyi en iyi kendisinin bildiğine inanır ve dikkafalıdır. İlişkilerinde yöneten taraf olmak ister ve bağımsızlığına çok düşkündür.
Fazla düşünmeden, kavga eder gibi konuşabilir ve açık sözlülüğüyle insanları kırabilir. Konuşması akıcıdır ama karşısındakini etkilemek için abartıya kaçabilir. Başkalarına yardım etmeyi sevse bile temelde kendine dönüktür. Aslan burcu gibi egosu gelişmiştir ve kendini beğenir.
Mars tarafından yönetildiğinden Mars’ın özellikleri çok belirgindir. Mars enerji verir, gerilim yaratır ve tehlikeyi sever. Bu yüzden ateşli, cesur, saldırgan, cüretkar ve kavga etmeye meyilli olabilir. Çabuk parlayan bir yapısı vardır ama asla kinci değildir ve siniri çok çabuk geçer.
PARA ve ZENGİNLİK
Koç burcu olarak risk almayı seversiniz. Sizin işinize para yatıracak birisini bulmak istersiniz. Kendi şirketinizi kurarak ya da mümessilik yaparak kendi kendinizin patronu olmaya çalışırsınız. Özgürlüğünüze çok düşkünsünüzdür ve başkalarının emri altında çalışmak size çok zor gelir. Yeni bir iş kurduğunuzda işinizle ilgili o kadar çok yapmak istediğiniz şey vardır ki parayı elinizde bir türlü tutamazsınız. Yaşlılığınızı garanti altına almak için şimdiden yatırım yapmalı ve asla ayırdığınız o paraya dokunmamalısınız.
Koç burcu enerji doludur. Enerjinizi doğru kullanmalı ve elinizdekini bitirmeden yeni projelere başlamamalısınız. Kararlı, tutarlı ve sebatkar olursanız kazançlı çıkarsınız. Genelde müsrif değilsinizdir ama bazen ani bir dürtü ile anlamsız harcamalar yapabilirsiniz. Aldığınız şeyler son derece pahalı, hoş ama lüzumsuz olabilir.
Para durumunuz ne kadar sıkışık olursa olsun başkasının emri altında çalışmamak için kendi işinizi yapmak ta direnirsiniz. Burcunuz materyalistik değildir ama hedeflerinize çok bağlı olduğunuz için hedefinize ulaşmak için büyük fedakarlıklar yapabilirsiniz. Bir çok başarılı iş adamının başarılı olana kadar defalarca başarısız deneyler yaşadıklarını unutmamalı ve moralinizi bozmamalısınız.
Amacınıza ulaşmak için çabalarken sevdiklerinizin geleceğini tehlikeye atmayın. Koç burcu olarak planlarınızı uygularken güvenliğinizi önemsemez ve risk alabilirsiniz ama ailenizi buna dahil etmemelisiniz. Ödeyemediğiniz borcunuz yüzünden telefonunuzun kapanması ya da ev sahibinizden uyarı gelmesi eşinizi üzebilir. Hayal ettiğiniz başarıya çok yaklaşmış olsanız bile para elinize geçene kadar elinizdekilere sahip çıkmalı ve parayı alır almaz heyecan içinde harcamamalısınız. Rekabetçi yapınız size büyük bir enerji ve başarma güdüsü vermektedir. Sonuçlar harika olabilir ve çok para kazanabilirsiniz.
Ateş elementi olarak fazla iyimsersinizdir. Geleceğinizi garanti altına almalısınız. Kendinize ve ailenize sağlık sigortası ve diğer sigortalardan yaptırmayı ihmal etmeyin.
Stersten Nasıl Arınır?
Mars tarafından yönetilen ve öncü nitelik taşıyan Koç insanı için harekete geçmek çok önemlidir. Sizi strese sokan konu ile ilgili hiç bir şey yapamamak sizi daha da çıldırtabilir. Gene de öfke ile davranmak yarardan çok zarar getirecektir. Değişiklik ve riskle aranızın iyi olmasına rağmen detaylardan nefret ettiğiniz için gözünüzden kaçan bir şeyler olacaktır.
Koç burcu çok iyi strateji belirler ama biraz durmalı ve bütün olasılıkları gözden geçirmelisiniz. Atacağınız adımlara karar vermeden, farklı durumların doğurabileceği iyi ve kötü sonuçların listesini yazarsanız harekete geçmeden iyice düşünmüş olacaksınız. Koç�un enerji ve adrenalin miktarı çok olduğundan düşünmeden harekete geçip hata yapma olasılığınız yüksektir.
Bu zaman zarfında içinizdeki hırsı basketbol, futbol, squash, boks gibi hareketli sporlarla dışarı atabilirsiniz. Futbol ya da basket maçına giderek ve avaz avaz tezahürat yaparak da deşarj olabilirsiniz. Sizin gibi enerji dolu bir ateş burcunun stresli durumlarda yapacağı en iyi şey sinirini spor ve hareketle dışarı atarken olaylardan biraz uzaklaşmak ve bakış açınızı tazelemek olacaktır.
Koç burcu vücutta �kafa�yı yönettiği için stres altında iken baş ağrıları çekebilirsiniz. Mars tarafından yönetilen kafeinli içecekler, alkol, baharatlı yiyecekler, parlak ışıklar, yüksek sesli müzik ya da konuşma, çalan telefonlar ve bunun gibi sinir yaratan şeylerden kendinizi iyi hissedene kadar uzak durmalısınız. Gözlerinizin üstüne ılık çaya batırılmış pamuk parçaları koyarak dinlenirken sakinleşebilirsiniz.
Arabanıza binerek (hızlı gitmemek kaydı ile) uzun bir tur atmanız kafanızı dağıtacaktır. Bir çok Koç insanı araba kullanırken rahatlar, tabii ki trafiğin kalabalık olmadığı zamanları söylüyoruz. Arabanız ile uğraşmak da �yağını değiştirmek, ufak tefek değişiklikler yapmak yıkamak gibi- kafanızı dinlendirecektir.
Koç insanı yanlızlığı sevmez, arkadaşlarınızla bir araya gelerek kendinizi daha iyi hissedebilirsiniz. Karamsar, olumsuz tiplerden uzak durmalı pozitif, iyimser insanlarla sorununuzu unutana kadar birarada olmalısınız. Yüksek sesli tekno ya da disco çalan bir klüpte iyice deşarj olabilirsiniz.
Bazen stres Koç insanını tutkulu bir sevgiliye dönüştürür. Eğer siz de böyle iseniz sevgilinizi baştan çıkarın ve onu büyüleyin.
İkizler Burcu Ve Özellikleri
İKİZLER 22 Mayıs-22 Haziran
Özellikleri: Zeki, uyanık, değişken, espirili, meraklı, çabuk kavrayan, bilgili, iletişimde yetenekli, mantıklı, akılcı, konuşkan, sosyal, sempatik, yeniliklere açık, esnek, kolay adapte olabilen, çok yönlü, yüzeysel, duygusuz, sinirli, kararsız, dedikoducu, huzursuz, havai.
İkizler burcunu iletişim ve zekayı temsil eden Merkür yönetir. Başkalarıyla iletişim kurmak çok önemlidir. Bilgi toplaması ve öğrendiklerini hemen başkalarına aktarması gerekir. Çok meraklıdır, leb demeden leblebiyi anlar ama ağzında bakla ıslanmaz, dedikoduyu sever. İkizler çabuk düşünür ve çabuk hareket eder. Olayları duygularıyla değil, akıl ve mantığıyla algılar.
Çift karakterlidir ve çok değişkendir; bir an şakacı ve sevimli, hemen ardından hırçın ve huysuz olabilir. Bu burcun insanının bir anı diğer anına uymaz; bugün buradadır ama yarın gitmiş olabilir, üstelik arkasında hiçbir açıklama bırakmamıştır. Çabuk sıkıldığı ve konsantre olamadığı için daldan dala atlamaya bayılır, maymun iştahlıdır. Değişiklikten büyük zevk alır ama aynı zamanda huzursuzdur ve yerinde duramaz. Onu uzun süre bir yerde tutmak imkansızdır. Sinirsel gerginliği yüzünden zihinsel ve bedensel olarak tam anlamıyla gevşeyemez. Huzursuzluğu durmadan bir şeyler yapmasına ve oradan oraya koşuşturmasına sebep olur.
Aynı anda birkaç işi birden yapmayı seven İkizler’in çift karakteri pek çok alanda kendini gösterir; iki veya daha fazla planı, iki aşk macerası hatta iki mesleği bir arada yürütebilir. Hemen hemen her konuya ilgi duyar ve her konuda söyleyecek pek çok şeyi vardır. Sakin bir insansanız gevezeliği başınızı ağrıtabilir ve sözleriyle sizi serseme çevirebilir. Konuşmadan ya da yazmadan duramaz. Müthiş bir konuşma yeteneğine sahiptir ve çok hazırcevaptır. Çok fazla alana dağıldığından öğrendikleri yüzeyde kalır ve hiçbir konunun derinine inemez.
Yönetici gezegeni Merkür haberleşmeyi yönettiğinden konuşma, yazı, fikir alışverişinin önemli olduğu alanlarda başarılıdır. Gazete, radyo ve televizyonda en sevilen konuşmacılar İkizler burcundandır. Yazarlık, muhabirlik, editörlük, halkla ilişkiler, reklamcılık, veya pazarlama tam ona göredir. Her şeyi çok çabuk kavrar ve öğrendiklerini hemen uygulamaya başlar. Bukalemun gibi girdiği ortama hemen uyum sağlar; çabuk adapte olma yeteneği onun en büyük savunma mekanizmalarından biridir.Ayrıca entrikalı işlere yatkındır.
İkizler insanı sempatik ve samimi davranışları ile kendisini hemen sevdirir ama gerçekte bir yere ya da bir kişiye bağlı olmayı sevmez. Yine de kardeşlerine bağlıdır. Aslında kardeşleri ile karmaşık bir ilişkisi vardır; onlarla ya çok iyi geçinir ya da hiç geçinemez. Başkalarıyla konuşma ihtiyacı duyduğundan kolay ilişki kurar. İkizler kur yapmaktan ve flört etmekten hoşlanır. Onunla birlikteyseniz bu durumu kabullenmeniz gerekir. Cıva gibidir, onu elde tutmak pek kolay değildir. İkizlerin kalbine giden yol aklından geçer. Aranızdaki çekim güçlü olsa da, aklına hitap etmeyi bilmelisiniz. Entelektüel ilgilerine karşı onun gösterdiği merakı gösterir, onu kısıtlamaz ve sıkmazsanız yaşamının sonuna kadar sizinle birlikte olabilir. Aynı zamanda çok şakacı ve esprilidir, onun yanında hiç sıkılmazsınız.
PARA VE ZENGİNLİK
Sevgili İkizler gitgide daha çok içine girdiğimiz dijital ortam sanki sizi düşünerek yaratılmış. Siz bilgi alışverişini, bilgisayarı ve interneti çok seversiniz. Bu günlerde size çok talep olmalı, iletişim becerinizi iyi değerlendirin.
Sizin bütçe anlayışınız asla bütçe yapmamaktır. Değişken nitelik taşıdığınız için esnek ve kolay adapte olan yapınızla durumunuzu iyi idare edebilirsiniz. Sıkıştığınız zaman ek iş bulmakta zorlanmazsınız ve bir şekilde herşey yoluna girer. Zor zamanlar için en azından kaba taslak bir planınız olmalı. Aynı şekilde, harcamalarınızı içgüdülerinize göre değil, elinizdeki ve bankanızdaki paraya göre yapmalısınız. Ayağınızı yorganınıza göre uzatmalısınız!
Eğer Yengeç burcu yıldız haritanızda 2. gelir evinize düşüyorsa, para harcama ve biriktirme konularına duygusal bir yaklaşımınız olabilir. Paranın size gerçekten ne ifade ettiğini düşünmelisiniz. Başarı mı? Enerji mi? Güç mü? Seçme hakkı mı? Yoksa hayatınızın geçici bir bölümünü mü temsil ediyor? Yani esas olayı değil! Bu konuda sürekli fikir değiştiriyor olabilirsiniz.
Bazen ani kararlarla gereksiz harcamalar yapabilirsiniz. Aylar boyunca hiç bir harcama yapmadan kendinizi tutabilir sonra aniden deli gibi para harcamaya başlayabilirsiniz. Sağduyulu davranmaya çalışın. Para harcamanın diyet gibi olduğunu düşünün, kendinizi çok kısıtlarsanız eninde sonunda patlayabilirsiniz. En iyisi orta yolu bulmak olacaktır. Arada bir ufak tefek şeylerle kendinizi ödüllendirmelisiniz. Somut bir şey, mesela ev almak için daha kolay para biriktirebilirsiniz.
Ek gelir getirebilecek her işi kabul ederek kendinizi fazla dağıtabilirsiniz. Farklı konulara yeteneği olan çok yönlü bir insansınız ama bir konuya konsantre olmayı öğrenmelisiniz. Bazı İkizler bir çok işe aynı anda başlayıp hiçbirini tamamlamadan bırakabilirler. Bir işe başlamadan önce iyi düşünmeli ve ona göre seçim yapmalı ve başladığınız işi mutlaka bitirmelisiniz.
Sizi para değil fikirler motive eder. Sevdiğiniz şeyi yaparsanız para arkasından gelecektir. İşinizde ne kadar mutlu olursanız kazancınızda o kadar iyi olacaktır, bunu unutmayın! İşinizi sevmiyorsanız fazla emek harcamazsınız. İkizler burcu büyük varlık sahibi olabilir. Elinizden geleni yapmalısınız.
Stesten Nasıl Arınır?
Bir sorunla karşılaştığı zaman İkizler burcunun ilk yapacağı şey hemen telefona sarılıp güvendiği bir arkadaşını aramak olacaktır. Başkalarının fikrini alarak tarafsız bir bakış açısı edinecek belki de gözünden kaçan bazı noktaları yakalayabilecektir. Oldukça akılcı ve analitik olan İkizler bulunduğu durumu bir çok açıdan görebilmek ve bütün farklı olasılıkları gözden geçirmek ister. Başkaları ile konuşarak en azından nelerin yanlış olduğunu bularak kendi durumunu daha iyi anlayacaktır.
Başkalarının farklı fikirleri yüzünden kafanız karışabilir. En son noktayı kendiniz koymalı ve bir karara varmalısınız. Bazen olayları fazla ağırdan alabilir ve bir türlü harekete geçemiyebilirsiniz. Böyle durumlarda sizi rahatsız eden noktayı bulup ortaya çıkarırsanız her zamanki çabukluğunuza ve hareket kabiliyetinize kavuşabilirsiniz. Değişken nitelik taşıdığınız için değişiklikler karşısında son derece esneksiniz ve kolay adapte olabilirsiniz.
Eğer mümkünse bir kaç günlüğüne başka bir yere gitmek, ortam değiştirmek size iyi gelecektir. Bir ilişkiniz bittiyse ve ayrılık acısı çekiyorsanız, kariyer değiştirmeyi düşünüyorsanız, birikmiş borçlarınız ya da başka herhangi bir sorununuz varsa bunu en iyi evden, günlük hayatın rutin sorunlarından uzakta çözebilirsiniz. Uzak bir yere gitmeniz gerekmiyor, yakınlarda bir şehir bile işinizi görecektir. Yeterki kafanızı oyalayabilecek aktiviteler olsun. Bomboş bir sahil kasabası ya da sakin bir şehir size uygun değildir. Gideceğiniz yerde kültürel aktiviteler olmalı ve eski arkadaşlarınızla bir araya gelebilmelisiniz. Bir sorununuz olduğu zaman ya da stresli zamanlarınızda size en iyi gelen şey seyahattir, hiçbir şey bunun yerini tutamaz. İki günlüğüne bile olsa yeni veya uzun zamandır görmediğiniz bir yerlere gitmelisiniz. Aynı yerler, aynı şeyler İkizler insanını hiç açmaz.
İkizler burcu kardeşleri, kuzen ve yeğenleri yönetir ve çoğu İkizler bu yakınlarına çok bağlıdır. Çocukluktan beri size iyi öğütler veren bir akrabanız ya da kuzeniniz varsa onunla konuşmak sizi çok rahatlatacaktır.
Seyahate gitmek için zamanınız ya da paranız yoksa, kırlarda yürüyüş yapmak, araba kullanmak da iyi gelecektir. Spor yapacaksanız bisiklete binmeli ve sizi açık havaya çıkaracak aktiviteleri seçmelisiniz. Kapalı bir alanda her zaman yaptığınız sporu yapmak sizi rahatlatmayacaktır. Rutin olan herşeyden uzak durmalısınız.
İkizler burcu yazıyı ve kelimeleri yönetir. Stresinizi ve enerjinizi günlük tutarak ya da yazarak boşaltabilirsiniz.
İkizler burcu yeni kitaplarla dolu bir kitapçıda kendini çok mutlu hissedecektir. Kitaplar arasında dolaşın, özetlerini okuyun. Size sıkıntı veren konu ile ilgili yardımcı bir kitap bulabilirsiniz ya da hızlı bir şekilde okuyabileceğiniz çok satan kitaplardan birini alarak kafanızı dağıtabilirsiniz.
İkizler akciğerleri yönetir, ne yaparsanız yapın asla sigaraya başlamayın. Akciğerler sizin en zayıf yerinizdir, dikkat etmelisiniz. Sosyal bir burç olan İkizler çoğu zaman arkadaşları yüzünden sigaraya başlar ve sonra bir türlü bırakamaz. Vücudunuzdaki başka hassas nokta ise parmaklarınızdır. Yöneticiniz Merkür elleri yönettiği için ellerinizle yaptığınız işlerde çok kabiliyetlisinizdir ve bu yüzden ellerinizi fazla kullanırsınız. Özellikle yazar, editör ya da bilgisayar başında saatler geçiren iletişim meraklısı bir İkizler iseniz el bakımınıza özen göstermelisiniz.
İkizler burcunun bir sürü hobisi ve ilgilendiği farklı konular vardır. Uzun bir zamandır yapmadığınız eski bir hobinize dönmek size çok zevk verecektir. Belki de yeni bir uğraşı edinmelisiniz.Yeni bir hobi ile mesela seramikle uğraşırken hızla işleyen kafanız rahatlama imkanı bulacaktır. Elinizdeki çamurla uğraşırken farkına varmadan sorununuza çözüm bile bulabilirsiniz. Zaten aynı anda iki işi birden yapmak İkizler burcunun alışkanlığıdır.
Akrep Burcu Ve Özellikleri
AKREP 24 Ekim-22 Kasım
Özellikleri : Yenilenme ve dönüşüm gücü, metamorfoz, şifa, derine inen, araştıran, keskin, erotik, seksi, çekici, güçlü, karmaşık, duygusal, gizemli, ketum, derin, önsezili, yıkıcı, zalim, şiddete meyilli, iğneleyici, saplantılı, sabit fikirli, aşırıya kaçan, şehvetli, tutkulu, kıskanç, sahiplenici, küsen, intikamcı, kinci, acımasız, hilekar, güvenilmez, paranoyak, kuşkucu, duygularını bastıran.
Akrep su elementi ve sabit niteliktir. Su elementi olduğu için çok duygusaldır ancak derin duygularını kontrol altına almaya ve gizlemeye çalışır. Sabit nitelik taşıdığı için de inatçıdır ve yaptığından asla vazgeçmez; onun fikrini değiştirmeniz nerede ise imkansızdır. Yine bu aynı özelliğinden dolayı sevdiklerine çok bağlıdır.
Kontrol etme arzusu yüzünden kıskanç ve sahiplenici olabilir. Kıskançlık Akrep insanının elinde olmayan bir duygudur. Güçlü, yoğun duygulara sahiptir ve tutkularından dolayı çok büyüleyici olabilir. Akrep burcunu delici bakışlarından hemen tanıyabilirsiniz; bakışları doğrudan insanın içine işler. Yaşama gücü kadar fiziksel gücü de kuvvetlidir. Akrep insanının içinde büyük bir enerji kaynağı olduğunu hissedebilirsiniz.
Hiçbir derdi yokmuş gibi sakin dursa da, aslında içinde fırtınalar kopar. Gizemli bir yapısı vardır ve kendisi hakkında ipucu vermez. Zodyak’ın en ketum burcudur. Oldukça ince düşüncelidir ve aslında çok şüpheci olmasına rağmen bu duygularını da belli etmez. Tam onu tanıdığınızı sandığınız bir anda, henüz hiçbir şey bilmediğinizi anlamanıza neden olacak bir davranışta bulunabilir. Onunla kırk yıldır evli olsanız bile, sadece onun görmenize izin verdiği yanlarını görebilirsiniz. Her zaman kendisine sakladığı, sizin asla göremeyeceğiniz ve dokunamayacağınız bazı şeyler olacaktır.
Akrep insanı hakkında emin olacağınız tek şey onun sevdiği şeyleri tam sevdiği, sevmediklerini ise hiç sevmediğidir. Sevgisi de nefreti de aşırıya kaçabilir. Onun için her şey ya siyah, ya da beyazdır. Ortası yoktur. İlkesi, ya hep ya da hiçtir. Akrep insanı iyiyken çok iyi, kötüyken korkunç olabilir. Onu sevebilirsiniz ya da ondan nefret edebilirsiniz, ama ona karşı asla kayıtsız kalamazsınız. Her zaman uç noktalarda dolaşır, hiçbir şeyi yarım bırakmaz tam yaşar. Her an patlamaya hazır bir yanardağ gibidir. Zaman zaman her şeyi yıkıp sıfırdan başlayabilir. Tipik bir Akrep burcunun yaşamında üç bölüm olduğu söylenir. En önemli özelliği kendi içinde ve başkalarında dönüşüm yaratma ve yeniden başlama gücüne sahip olmasıdır.
Akrep burcu cinsellik, ölüm ve yenilenme burcudur. Cinsellik yaşamının bir parçasıdır. Oldukça ihtiraslıdır ve sadece aşkta değil her konuda tutkuludur. Duyguları güçlü ve derindir ancak cinsel yaşamı doyurucu değilse bu açığı kapatmakta zorlanır ve arayış içine girer. Gerçekten severse ömür boyu bağlanabilir. Sevdiği insanın çok dürüst olması gerekir. Karşısındakine güvenebileceğinden gerçekten emin olduktan sonra onu bütün kalbi ile sever ama en küçük bir hata bile onu çileden çıkarabilir. Üzüleceğini ve pişman olacağını bile bile sevdiğini yaralayabilir.
Akrep duygularında yanılmaz. İçine doğanlar genellikle doğrudur. Sezgileri çok güçlüdür; sadece gözle görüneni değil, yüzeyin altındaki gerçekleri de hissederek bulmaya çalışır. Kafası çok çalışır, olayları en küçük detaylarına kadar inceler ve sezgisini de işin içine katarak en doğru kararları verir. Onu kandırmak zordur.
PARA VE ZENGİNLİK
Sevgili Akrep para konusunda en yetenekli burçlardan birisiniz. İşteki becerinize çok az burç yetişebilir. Hayatınızdaki herşeyi kontrol altına almak istersiniz, özellikle para ile ilgili her konu sizin kontrolünüz altında olmalıdır. Hayatta hiç bir şeyin mücadele etmeden kolay elde edilmediğini bilirsiniz.
Sizin çok kararlı oluşunuz, azminiz ve iradeniz başkalarına fazla gelebilir. Belli bir süre içinde çok para kazanmayı kafanıza koydunuzsa hiç şikayet etmeden en zor koşullarda çok uzun süre çalışabilirsiniz. Akrep burcu olarak tabii ki rahat bir eviniz, iyi bir arabanız ve kaliteli giysileriniz olsun istersiniz ama aslında siz paranızı harcamaktan hoşlanmazsınız. Paranızın çoğunun bankada ya da başka yatırım fonlarında durmasını ve siz uyurken bile artmasını istersiniz.
Akrep burcu kimseye hava atmak veya etkilemek ihtiyacını duymaz. Siz kendi düşüncelerinize herkesinkinden daha fazla değer verir ve gerisini pek takmazsınız. Temel ve mantıklı ihtiyaçlarınız için para harcarsınız.Tutumlusunuzdur ama bir şey satın alırken en kalitelisini almak istersiniz. Herhangi bir şey sadece moda olduğu için ilginizi çekmez, ama eğer iyi bir yatırım olabilecekse ve iyi yapılmışsa onu almaya değer bulursunuz. Akrep burcu bir şeyi uzun süre arzulamaz, beğendi ise hemen alır. Kuvvetli içgüdülerinizle herşeyin iç yüzünü hissedebilirsiniz. Bu yeteneğiniz diğer özelliklerinizle birleşince zamanla servet sahibi olma ihtimaliniz çok yüksektir.
Akrep burcu olarak duygularınızı dışarı yansıtmazsınız ve hiç bir şeyden korkmazsınız. Her ortamda blöf yaparak istediklerinizi elde edebilirsiniz.
Stresten Nasıl Arınır?
Sevgili Akrep burçların içinde en yoğun duygulara sahip olansınız. Sabit nitelik taşıyan tek su burcu olduğunuzdan değişiklikler karşısında zorlanırsınız. Kararlısınız ve hedefinizden şaşmazsınız. Azimli oluşunuz güçlü, esnek olmayışınız ise zayıf tarafınızdır. Hayatınızdaki herşeyi kontrol altına almaya çalışmayın, bazı olayların sizin dışınızda gelişebileceğini kabul edin. Su elementi olduğunuz için olaylar sizi derinden etkiler. Terslikleri üstünüze alınmayın.
Keskin içgüdüleriniz ve uyanıklığınız sayesinde zor zamanlarda ne yapmanız gerektiğini iyi bilirsiniz. Bazen somut gerçekler karşısında sezgilerinize güvenmek zor gelse de sezgileriniz çoğu zaman sizi doğruya götürecektir.
Siz herkesten daha fazla arada bir yanlız kalma ihtiyacını duyarsınız. Özel hayatınıza düşkünsünüzdür ve gizliliği seversiniz. Etrafı kapalı, kimsenin göremeyeceği ve giremeyeceği bahçeli bir evde huzur bulursunuz. Deniz manzaralı olursa keyfinize diyecek olmaz. Su burçları ancak su kenarlarında kendilerini bulurlar. Deniz, göl ya da nehir kenarına gidin, cep telefonunuzu da kesinlikle yanınıza almayın.
Akrep oldukça derin bir burçtur ve hem kendi dinine hem de diğer dinlere ilgi duyar. Dua etmek veya meditasyon yapmak Akrep insanına iyi gelir. Akrep burcu doğum- ölüm evi sayılan 8. evin yöneticisi olduğu için Akrepler hayatın başlangıç ve sonuna kendilerini yakın hissederler.
Özellikle su kenarında ve tek başınıza yapacağınız yavaş tempolu aktiviteler sizi yenileyecektir. Koşabilir, yürüyebilir, bisiklete binebilir ya da yoga yapabilirsiniz. Siz başkalarından çok kendiniz ile yarışır ve kendinizi en iyi duruma getirmeye çalışırsınız.
Düşünme ve yetenek gerektiren poker, satranç gibi strateji oyunları konuşkan olmayan, ketum Akrep için idealdir. Casusluk ve polisiye romanlarına bayılırsınız. Bu tip kitaplarda kendinizi kaybedebilirsiniz.
Sıkıntılı dönemlerinizde kendinizi sevdiklerinizden soyutlamamalısınız. Zaten böyle zamanlarda duygularınızı anlamakta zorlanan yakınlarınıza kendinizi tamamen kapatmayın. Stres altında iken günlük konuşmalar bile size fazla gelebilir, bu arada etrafınızdakiler kendi bakış açıları ile size yardımcı olmaya çalışıyorlardır. Bazen uzun bir süre içinize kapanarak dış dünya ile ilginizi keser ve başkaları ile konuşmadığınız için perspektifinizi kaybedebilirsiniz. Sevdiklerinizi yanınıza yaklaştırmazsanız ihtiyacınız olan fiziksel yakınlığı göremezsiniz. Biraz açık olun, sevgiyi almayı da vermeyi de kabul edin.




bir yorum yazın