Black dark – Karanlık dünya!

‘Barışa ilk kez bu kadar yaklaşıldı’

Posted in Güncel by sunset on 2009 14, Kasım

The Economist dergisi, Türk hükümetinin “Kürt açılımını” konu aldığı makalesinde, “Türklerle Kürtler arasında barışa ilk kez bu kadar yaklaşıldığı” yorumunu yaptı. Derginin, “Barış gözüküyor mu?” başlıklı makalesinde, “AK Parti hükümeti, muhalefetin ‘ihanet’ suçlamalarına kulağını tıkamış bir şekilde, uzun süredir devam eden Kürt sorununu çözmek için cesur adımlar atıyor” denildi. Economist ayrıca, hükümetin önündeki asıl zor görevin, “Kürt açılımının sadece Kürtler için değil, bütün etnik köken ve mezhepten gelen Türk vatandaşları için oluşturulduğunu göstermek olacağını” yazdı

TİB’de bulunmayan iki kaydın akıbeti meçhul

Posted in Güncel by sunset on 2009 14, Kasım

TELEKOMÜNİKASYON İletişim Başkanlığı’nda (TİB), Yargıtay’ın telefonlarının dinlenip dinlenmediği konusunda yapılan incelemede elde edilen kayıtlarla, Adalet Bakanlığı Başmüfettişliği’nin İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne yazdığı “kayıtların imhası” yazısının örtüşmediği ortaya çıktı.

3 AYRI DİNLEME KARARI
Yargıtay Savcısı Ömer Faruk Eminağaoğlu’nun odasındaki telefonla yaptığı kayıtların silindiği iddiasını güçlendiren belgelere göre, Adalet Başmüfettişliği, İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne 22 Aralık 2008′de bir yazı yazdı. Başmüfettişlik bu yazıda 0312.4…… (Yargıtay’a ait, Eminağaoğlu’nun odasında bulunan santral telefonu) numaralı telefonun dinleme işleminin sonlandırılmasını istiyordu. Yazıda TİB’deki kayıtların yedeklenip silinmesi de istendi. Başmüfettişin yazısına göre İstanbul 11′inci Ağır Ceza Mahkemesi 14 Ekim 2008′de, 13′üncü Ağır Ceza Mahkemesi 2 Aralık 2008′de ve 10′uncu Ağır Ceza da 3 Kasım 2008′de aynı numara için dinleme kararı almıştı. TİB’deki incelemede ise sadece İstanbul 10′uncu Ağır Ceza Mahkemesi’nin kaydı çıktı. 11 ve 13′üncü Ağır Ceza’nın dinleme kararlarının ne başlangıcı ne de sona erdiği kayıtlarda yer almadı. İstanbul 11′inci Ağır Ceza, Eminağaoğlu’nun Yargıtay’daki telefonunun yanı sıra, cep telefonunun da dinlenmesine karar vermişti. TİB’de, Yargıtay’daki telefon için verilen dinleme kararı kaydı çıkmazken, cep telefonu için alınan kayıt görüldü. Bu da, Başmüfettişliğin yazısı doğrultusunda kayıtların silindiği iddiasını güçlendirdi. TİB Başkanı Fethi Şimşek Yargıtay’a ait bu telefonun, santralin teknik özelliği nedeniyle dinlenemediğini ileri sürmüştü.

Tuncelililerin öfkesi

Posted in Güncel by sunset on 2009 14, Kasım

CHP Genel Başkan Yardımcısı Onur Öymen’in 10 Kasım’da yaptığı konuşmaya tepkiler dün de sürdü. Tunceli Dernekleri Federasyonu ile Alevi Bektaşi Federasyonu üyeleri protesto amacıyla CHP’nin Ankara’daki genel merkezi ile İstanbul ve Tunceli bürolarına siyah çelenk bıraktı.

Locadaki eylem perde kapattırdı

Posted in Güncel by sunset on 2009 14, Kasım

Meclis eylem alanına döndü. CHP lideri Deniz Baykal kürsüde konuşurken, dinleyici localarında bulunan iki genç ayağa kalkarak “ABD ajanlarına geçit yok” diye slogan atmaya çalıştı. Meclis polisleri iki genci ağızlarını kapatarak dışarı çıkardı. “Türkiye Gençlik Birliği” üyesi olduklarını söyleyen gençler karakola götürülürken, dinleyici locası ile Genel Kurul salonunu ayıran perde otomatik olarak kapanmaya başladı. CHP’liler perdenin kapanmasına tepki gösterirken Meclis Başkanı Şahin, “perdeyi kapatmayın” talimatı verdi. Ön görüşmelerde CHP’nin pankartlı eyleminin mimarı olan İzmir Milletvekili Canan Arıtman da karakola giderken, Arıtman’ın konuğu olan Şehit Anneleri Derneği Genel Başkanı Pakize Akbaba ikinci eylemi yaptı. Locaya girerken polise bir bayrak veren Akbaba, sakladığı ikinci bayrağı Ömer Çelik konuşurken çıkartarak, “Ben de saygı istiyorum” diye bağırdı. Salondan çıkartılan Akbaba, “Evladımın kanını istiyorum. O PKK Meclis’te” diyerek Meclis’ten ayrılmamak için polise direndi.

Çiçek’e ikinci tahliye 43 saat sonra geldi

Posted in Güncel by sunset on 2009 14, Kasım

İrticayla Mücadele Eylem Planı’nın altında imzası bulunduğu iddia edilen albay Dursun Çiçek, ‘delillerin toplanmış olması’, ‘memuriyeti’ ve ‘kaçma şüphesinin bulunmayışı’ dikkate alınarak 43 saat sonra tahliye edildi. Çiçek, 1 Temmuz’da da tutuklanmış, oy çokluğuyla 19 saat sonra tahliye edilmişti. Çiçek, çarşamba günü saat 10.10′da getirildiği Beşiktaş’taki özel yetkili İstanbul Adliyesi’nde Ergenekon savcılarına ifade vermiş, çıkarıldığı nöbetçi mahkemece ‘yasa dışı silahlı örgüt üyeliği’ ve ‘hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüs’ten saat 21.30′da tutuklandı. Çiçek, saat 01.30′da da 3′üncü Kolordu Komutanlığı’na bağlı Hasdal Cezaevi’ne konuldu. Söz konusu belgeyle ilgisinin olmadığını ve suçsuz olduğunu belirterek avukatı Mustafa Çevik’le birlikte tutuklanmasına itiraz eden Albay Çiçek’le ilgili değerlendirmesini tamamlayan nöbetçi İstanbul 9′uncu Ağır Ceza Mahkemesi, dün saat 17. 00′de tahliye kararı verdi. Çiçek 20.10 sıralarında cezaevinden tahliye oldu. Harbiye Orduevi’ne giden Çiçek 15 dakika kaldıktan sonra sivil bir araçla ayrıldı.

İTİRAZ EDİLEMEYECEK
Mahkeme heyeti, albay Çiçek’i ‘oy birliğiyle’ kaçma şüphesi bulunmadığı gerekçesiyle tutuksuz yargılanmak üzere serbest bıraktı. Mahkemenin verdiği serbest bırakma kararı, itiraz üzerine verildiği için kesinlik kazanıyor. Çiçek’in, hakkındaki hazırlık soruşturması tamamlanıp, dava açılana kadar tutuksuz kalacak. Bu karara itiraz edilemeyecek. Çiçek hakkında iddianame hazırlanıp dava açıldığında, savcılar davanın görüleceği mahkemeden tutuklama kararı verilmesini talep edebilecek, ancak bu durumda da tutuklama tasarrufu mahkemeye ait. Mahmkeme tutuklama kararı vermezse tutuksuz yargılanma devam edecek. Hakkında yurtdışı yasağı konulmayan ve denetimli serbestliğe de gerek görülmeyen albay Çiçek’i tahliye eden İstanbul 9′uncu Ağır Ceza Mahkemesi, Başkan Nurettin Ak, hakim üye Tuncay Aslan ve İstanbul Adalet Komisyonu tarafından görevlendirilen İstanbul 12′nci Ağır Ceza Mahkemesi Üyesi Oktay Kuban’dan oluşuyor.

YARBAY DA SERBEST
Üye hakim Tuncay Aslan, 22 Temmuz’da HSYK’nın yaz kararnamesiyle Bakırköy’de hakimken İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderildi. Oktay Kuban ise aynı kararnamede Diyarbakır hakimi iken, İstanbul Adliyesi’ne hakim olarak atandı. Kuban 25 Ekim’de de HSYK’nın yetkilendirme kararı ile İstanbul 12′inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görevlendirildi. Kuban, Çiçek’i tahliye eden İstanbul 9′uncu Ağır Ceza Mahkemesi’ne yine 25 Ekim’de atanan üye hakim Yılmaz Alp raporlu olduğu için, İstanbul Adalet Komisyonu’nca geçici görevle atandı. Tutuklamayı yapan 9′uncu Ağır Ceza Mahkemesi hakimi İdris Asan itiraz görüşmesine katılamadığı için bu tasarrufa gerek görüldü. Çiçek’le birlikte Poyrazköy’deki kazıların ardından bulunan suikast belgeleriyle ilgili geçen pazartesi günü tutuklanan yarbay Mehmet Emre Sezenler de tahliye edildi.

Seçimler iptal, Karzai başkan

Posted in Dünya by sunset on 2009 3, Kasım

Afganistan Seçim Komisyonu 7 Kasım’da yapılması planlanan devlet başkanlığı seçimlerinin Abdullah Abdullah’ın çekilmesinden sonra iptal edildiğini ve Hamid Karzai’nin ikinci sefer devlet başkanlığını kazandığını açıkladı. Komisyon yetkilisi Azizullah Ludin, dün düzenlediği basın toplantısında, “Bağımsız Seçim Komisyonu, saygıdeğer Hamid Karzai’yi devlet başkanı ilan ediyor. Çünkü kendisi, ilk turun galibi ve ikinci turda tek aday” dedi. Afganistan’da 20 Ağustos’ta yapılan devlet başkanı seçimlerinde yaygın yolsuzluk olduğu belirtilmiş ve seçimleri açık arayla galip bitiren Karzai’nin oylarının bir kısmı iptal edilmişti. Karzai’den sonra en fazla oyu alan eski Dışişleri Bakanı Abdullah ikinci tura sadece seçim komisyonu yetkilileri değiştirilirse katılacağını açıklamıştı. Pazar günü seçimlerin bu koşullarda adil olmayacağını belirterek çekildiğini söylemişti. Afganistan’ı dün ziyaret eden BM Genel Sekreteri Ban Ki-moon, Afganistan’daki tartışmalı devlet başkanlığı seçiminin, BM’nin şimdiye kadar desteklediği en zor seçim olduğunu söyledi. Afganistan’a sürpriz bir ziyarette bulunan Ban, gazetecilere yaptığı açıklamada, geçen hafta bu ülkede BM çalışanlarının hayatını kaybettiği intihar saldırılarına rağmen, refah ve barış arayışı sırasında Afgan halkının yanında yer almaya devam edeceklerini kaydetti. Ban, “Yılamayız, yılmamalıyız… BM’nin çalışması devam edecek” dedi. Afganistan’ın başkenti Kâbil’de geçen hafta BM misafirhanesine düzenlenen saldırıda 5 BM çalışanı yaşamını yitirmişti.

Gelecek Afgan sivillerin elinde

Posted in Dünya by sunset on 2009 3, Kasım

Afganistan’da konakladığımız 7 gün boyunca Kâbil, Penşir ve Mezar-ı Şerif’e gittik. Penşir’de bir ABD il imar timinin kampında konaklarken, Mezar-ı Şerif’te İsveç ve Finlandiyalıların timindeydik. Afganistan’a adım attığımız andan giydiğimiz can yeleğine, Mezar-ı Şerif’te bir de kask eklendi. Üstelik bu defa zırhlı araçlarla değil, tanklarla şehrin içinde yol alabildik. Bizler gibi şehre inen askerlerin de giyimi değişmişti. ABD’li askerler can yeleği giyip silahlarını saklayarak şehir merkezine inerken, İsveç ve Finli askerler üzerlerinde 45 kiloyu aşan teçhizat ile halkın arasına karışıyordu. Kamptaki askerlerin faaliyetleri ise artık daha çok sivil yardımlara odaklanmış. Yardımlarda başı ABD, USAID ile çekiyor. Ülkede 1700 kilometreyi aşan yol onarılmış ve ticaret de yeniden başlamış. Sağlık yardımları ise artık halkın yüzde 80′ine ulaşıyor. Bu da çocuk ölümlerini yüzde 22 düşürmüş.

PENŞİR ASLANININ DİRİLİŞİ

Sivil yardımlardan en çok yararlanan bölge Penşir. Taliban’ın ilk terk ettiği yer. Merkezi hükümetin başarılı olması için en önem verilen alanlardan biri, doğa şartları oldukça zor, 6 bin metreyi aşan dağların arasında. Afganistan’da değişimin başlaması için eğitim en temel araç olarak görülüyor. Yapımı tamamlanan okullardan birine tıpkı çocuklar gibi 500 metreyi tırmanarak ulaşıyoruz. Okullarda durum içler acısı. Teneffüs zili bakır leğene sopayla vurularak çalıyor. Eğitimli nüfus yok, öğretmen yok. Gündüz ders veren öğretmenler için gece eğitim de devam ediyor. Yani onlar da öğrenci. Okul Müdürü Recab Prencip, “Ben kız öğrencilere de ders vermeye hazırım. İngilizce ve Matematik öğretmekte çok zorlanıyoruz” diyor. Öğrencilerin sırtlarında ISAF ve Hindistan’a ait çantalar var. İşte bu çantalar Afganistan’da yardım ile süren güç savaşının tipik göstergesi.

KAMPTA ROCK KONSERİ

Dünya afyon üretiminin yüzde 90′ınısağlayan ve şeriatın egemen olduğu Afganistan’da içki yasak. Ancak bunun bir istisnası var: İsveç ve Finlilerin birlikte kaldıkları Mezar-ı Şerif’teki kamp. Kampa bakınca anlıyoruz; İskandinav gelenekleri kendisini Afganistan’da da göstermiş. ABD ordusunun aksine saç-sakal düzeni ile ilgili kurallar yok. Askeri kıyafet zorunluluğu ise oldukça gevşek. Üstelik ABD askerleri 1 yıl için Afganistan’a gelirken, İsveç ve Finlandiyalılar sadece 6 ay için burada görev yapıyor. Bu görev süresince de 3 defa evlerine gitme hakları bulunuyor. Prefabrik odalar ve çadırlarla donatılmış kampta kilise ve bar yan yana. Bar saat 22:00′ye kadar açık. Camii ise ayrı bir mekanda. Ayda bir yapılan rock konserini biz de izliyoruz. Konser alanı tankların yanında. Askerler çılgınca dans ediyor. Konser gece yarısına doğru son buluyor.

AFGAN EKMEĞİ

Afganistan’dan ayrılırken burnuma o sıcacık Afgan ekmeğinin tadı geliyor. Gördüğüm tüm yüzlerde 30 yıldır süren savaşların etkisi var. Yüzlerin yeniden gülmeye başlaması için en azından bir neslin geçmesi gerekecek. Peki ya Afganistan’ın çağı yakalaması için? Geçen 8 yılın ardından artık güvenlik sağlanmadan, demokrasinin olmayacağı anlaşıldı. Afganistan’a borcumuzu ödemek için eğitimden, sağlığa, altyapıdan teknolojiye ülkede daha çok gönüllü sivile ihtiyaç var. Kalem tutmayı öğreten bir öğretmenin yerini bir asker hiçbir zaman dolduramayacak. Hayat kurtaran bir doktorun veya yolları açan bir mühendisin yerini ise ancak Afganlı doktor ve mühendisler dolduracak..

Eşine alerjisi var

Posted in Dünya by sunset on 2009 3, Kasım

İngiltere’de otobüs şoförlüğü yapan 45 yaşındaki Hubby Darren Young, ilginçbir alerji türüyle mücadele ediyor. Talihsiz adam karısına her sarılışında vücudu reaksiyon gösteriyor; bedeni şişiyor, kalbi durma noktasına geliyor. Doktorları, Young’un, 48 yaşındaki eşi Clerk Sue’nun kullandığı kozmetik ürünlere alerjisi olduğunu söylüyor. Young “Ne zaman uyuyacak olsak Sue’nun başının ağrımasına gerek yok. Sadece vücut losyonunu sürdüğünü söylüyor ve bu beni deli ediyor” dedi. İlk başlarda alerjisine alışmak Young’a zor gelmiş. Ama şimdi kendini kontrol etmeyi biliyor.

DÜNYADA ÜÇ KİŞİDE VAR
Karısı losyon ya da krem sürmediği müddetçe sorun yaşamıyor. Ancak talihsiz adamın alerjisi, kullandığı otobüste ya da restoranda kozmetik ürün kullanmış bir kadınla yan yana oturduğunda nüksedebiliyor. Doktorları bu tip alerjinin dünyada sadece üç kişide görüldüğünü söylüyor.

71 milyon TL ceza

Posted in Ekonomi by sunset on 2009 3, Kasım

İnternette arama motoru piyasasının 1 numaralı şirketi Google’a yapılan vergi denetiminde şirketin Türkiye’de aldığı ilan ve reklama karşılık yurtdışından fatura kestiği belirlendi. 71 milyon TL ceza kesildi

İstanbul Vergi Denetmenleri bürosuna bağlı vergi denetmenlerince internet arama motoru Google hakkında yapılan soruşturma tamamlandı. Yapılan inceleme sonunda Google şirketine 71 milyon TL tutarında vergi cezası kesildi. Türkiye’de hızla büyüyen internet reklamcılığı pazarında Google’ın en büyük paya sahip olduğu belirtiliyor. Vergi denetmenlerinin Google Ireland şirketinin Türkiye’deki firmaların reklam ve ilan işlerini Türkiye’deki temsilcisi olan Google Reklamcılık ve Pazarlama Ltd Şti. aracılığı ile yaptığını, ancak işi sanki temsilci aracılığıyla değil de doğrudan doğruya kendisi yapmış gibi göstererek bu ilanların faturasını yurtdışından kesildiğini tespit ettiği öğrenildi. Denetmenler bir süredir Google’da reklamlarını yayınlayan şirketlerden bilgi topluyordu. Yapılan incelemede faturanın Türkiye’deki şirket yerine yurtdışındaki şirket tarafından kesilmesinin ödemeyi yapan firmalara fark doğurmayacağını, ancak ödemenin Türkiye’deki firmadan kesilirse verginin Türkiye’de vergi dairesine ödeneceğini, bunun da Türkiye yönünden vergi kaybı anlamına geleceğini ortaya koyuyor.

TÜRKİYE’DE ÖDEMEK ZORUNDA
Google’a kesilen vergi cezası, Gelir Vergisi Yasası’nın 7′nci, KDV Yasası’nın 11, 12 ve 16′ncı maddelerine dayanıyor. 7′nci madde’ye göre Türkiye’de temsilciliği bulunan şirket Türkiye’de vergi mükellefi olarak kabul ediliyor. Buna göre ulusalararası şirketlerin Türkiye temsilcileri, Türkiye’de elde ettikleri gelirlerin vergisini burada ödemek zorunda.

Follow

Get every new post delivered to your Inbox.