Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın DTP’ye yönelik “terör örgütü yandaşı parti” açıklamasını da eleştiren Demirtaş, “Tunceli ve Diyarbakır ziyaretleri Sayın Başbakan’ın kimyasını bozmuş. Başbakan bizden özür dilemeli” dedi. Demirtaş, Erdoğan’ın Van ve Hakkari’de de Diyarbakır ve Tunceli’de karşılandığı gibi karşılanacağını söyledi.
Öğrenci affına Köşk’ten onay
Cumhurbaşkanlığı Basın Merkezi’nden yapılan açıklamaya göre, Gül, 5806 sayılı ”Yükseköğretim Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun”u yayımlanmak üzere Başbakanlığa gönderdi.
Kanuna göre, yükseköğretim kurumlarında hazırlık dahil bütün sınıflarda intibak, ön lisans, lisans tamamlama, lisans, pedagojik formasyon, lisans üstü, tıpta uzmanlık ve sanatta yeterlik öğrenimi gören öğrencilerden; 7 Haziran 1995 tarihinden, kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar, kendi isteği ile ilişikleri kesilenler dahil her ne sebeple olursa olsun ilişiği kesilenler ile kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 2 aylık başvuru süresi içerisinde ilişiği kesilenler, kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 2 ay içinde ilgili yükseköğretim kurumuna başvuruda bulunmaları şartıyla aftan yararlanacak. 1980 sonrası çıkartılan aflardan hiç bir şekilde yararlanmayanlar da bu kanun kapsamına alınacak.
Bir yükseköğretim kurumu adına, yurt içinde başka bir yükseköğretim kurumunda lisansüstü öğrenim yapanlardan, başarısız olmaları nedeniyle ilişiği kesilenler de af kapsamında değerlendirilecek. Başvuruda bulunanlar, ilgili yükseköğretim kurumları tarafından, 2 aylık başvuru süresinin dolması beklenmeden de bu haklardan yararlandırılabilecek.
SINAV VE DEVAM HAKKI
Başvuru süresi sonuna kadar yükseköğretim kurumlarınca haklarında ilişik kesme işlemi uygulanan, yükseköğretim kurumlarında hazırlık dahil bütün sınıflarda intibak, ön lisans, lisans tamamlama, lisans, pedagojik formasyon, lisans üstü, tıpta uzmanlık ve sanatta yeterlik öğrenimi gören öğrencilerden, ilişik kesme işlemine karşı idari yargı mercilerine başvurmuş olanlar da başvurmaları halinde yeniden kayıt yaptırma hakkına sahip olacak. Davanın, davacının aleyhine sonuçlanması, öğrencinin aftan yararlanmasına engel olmayacak.
Ön lisans ve lisans düzeyinde ilişiği kesilenlere; devam şartını yerine getirmedikleri dersler için 1 eğitim-öğretim yılı, dönemlik dersler için 1 dönem devam etme hakkı ve 4 sınav hakkı; devam şartını yerine getirip başarısız olanlara, başarısız oldukları dersler için 4 sınav hakkı; istemeleri halinde başarısız oldukları derslere 1 eğitim-öğretim yılı, dönemlik dersler için 1 dönem devam etme hakkı, devam zorunluluğu bulunmayan dersler için 4 sınav hakkı tanınacak.
Yüksek lisans öğrencileri için bir, doktora öğrencileri için de 3 yıl tez hazırlama süresi verilecek. Not ortalaması nedeniyle mezun olamayanlara, istedikleri 3 dersten not yükseltmek için 2 sınav hakkı verilecek.
AÇIK ÖĞRETİMDE KAYDI SİLİNENLERE KAYIT HAKKI
Af kapsamında verilen sınav ve devam hakkının kullanılması süreci sonunda başarılı olanların öğrenciliğe intibakları yapılacak ve haklarında, yıl kaybetmemiş öğrenciler gibi işlem yapılacak. Başarısız olunan derslerin programdan çıkarılmış olması halinde bu derslerin yerine, ilgili yükseköğretim kurumu tarafından başka dersler belirlenecek.
Kadıköy’de sular durulmuyor
Bahariye Caddesi İleri Sokak’taki Türkiye Emekli Astsubaylar Derneği Kadıköy Şubesi Lokali önünde patlama oldu.
Dernek lokalinin camlarının kırıldığı patlamanın ardından olay yerine gelerek inceleme yapan polis ekipleri, olay yeri yakınında kuşkulu bir paketin bulunduğunu belirledi.
Paket, polis tarafından çevrede alınan güvenlik önlemlerinin ardından bomba imha ekiplerince fünye kullanılarak patlatıldı.
Polis yetkilileri, dernek lokali önündeki patlamaya, maytap tozuyla hazırlanan düzeneğin neden olduğunun anlaşıldığını söylediler.
DTP’den Diyarbakır’da oturma eylemi
AKP’li başkan çark etti
Akpazar Belde Belediye Başkanı Aydın, yaptığı yazılı açıklamada, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın dün Tunceli’ye yaptığı ziyaret sırasında stresli bir gün yaşadığını belirterek, beldesinin sorunlarını Başbakan Erdoğan’a iletmek istediğini, ancak bu isteğini gerçekleştiremediğini belirtti.
Başkentteki tecavüzcü, ödüllü tenor çıktı

Emniyet yetkililerinden alınan bilgiye göre, Çankaya başta olmak üzere bazı ilçelerde yaşları 13 ile 15 arasında değişen 10 kız çocuğuna tecavüz edilmesi olayını araştıran Ankara Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Gasp Büro Amirliği ekipleri, mağdurların ifadeleri doğrultusunda zanlının siyah kask takan ve motor kullanan biri olduğunu tespit etti.
Uzun takip ve çalışmalar sonunda aranan kişinin Şahin Ö. olduğu belirlendi. Şahin Ö. Cumartesi sabaha karşı babasının evinde gözaltına alındı. Ankara Emniyet Müdürlüğü’ne getirilerek sorgulanan Şahin Ö’nün parmak izi ve sperm örneklerinin karşılaştırılması sonucu Ankara’daki 1′i taciz, 1′i teşebbüs, 8 tecavüz olayının faili olduğu anlaşıldı. Yapılan araştırmada, zanlının Ankara’da askerlik yaptığı ve Salı günü terhis olacağı ortaya çıktı.
Zanlının emniyette verdiği ifadesinde, suçlamaları kabul ettiği öğrenildi. Zanlının, polislerin neden küçük kızları tercih ettiği sorusuna ise, “Nasıl olsa kadın olmayacaklar mı?” yanıtını verdiği kaydedildi.
Şahin Ö’nün tecavüz olaylarını nasıl gerçekleştirdiğini araştıran polis, “zanlının seçtiği kızları motosikletiyle takip ettiğini ve evlerine giden küçük kızların kapının kilidini kaç kez çevirdiklerine bakarak içerde başka birinin olup olmadığını anladığını, daha sonra da zorla içeri girdiğini” tespit etti.
Zanlının “içeri girdikten sonra küçük kızların ellerini koli bandıyla bağladığı ve bıçak zoruyla tecavüz ettiği” belirlendi. Tecavüz ettiği kızların yanına, ellerini çözmesi için bıçak bırakan zanlının kaskını başından hiç çıkartmadığı, evdeki değerli eşyaları da gasp ettiği belirtildi.
Emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından askeri inzibatlara teslim edilen zanlı, sağlık kontrolünün ardından Ankara Adliyesi’ne sevk edildi. Şahin Ö, çıkarıldığı Ankara Nöbetçi 5. Sulh Ceza Mahkemesince tutuklandı.
Ahmedinejad: Hasta değilim
Devlet televizyonunda sağlığıyla ilgili soruyu yanıtlayan Ahmedinejad, “Biz de diğer insanlar gibiyiz ve nezle oluyoruz. Hayır, hasta değilim” dedi.
Geçen salı gününden beri halkın önüne çıkmayan Ahmedinejad’ın hasta olduğu söylentileri, devlet başkanlığı seçiminde yeniden aday olup olmayacağının tartışılmasını da beraberinde getirmişti.
İsrail erken seçime gidiyor

Livni, Cumhurbaşkanı Peres ile görüşerek, hükümeti kurmakta başarılı olamadığını belirtti ve erken seçime gidilmesi gerektiğini söyledi.
İsrail Cumhurbaşkanı Peres de Livni’nin görevi iadesi sırasında, erken seçimin bir trajedi olmadığını, ancak sistemde zaman ve para kaybına neden olacağını belirtti. Peres, yasalara göre 3 gün süresi bulunduğunu ve bu süreç içerisinde görevi bir başka kişiye verip vermemeyi değerlendireceğini kaydetti.
Livni, görevi iadesi sonrası, basın mensuplarına yaptığı kısa açıklamada da “Aslında bir hükümet oluşturabilirdim. Ama bunun bir bedeli vardı. Çok abartılı taleplerle gelindi” dedi. Livni, böyle bir durumu, ülke çıkarları açısından uygun bulmadığını da ifade etti.
Cumhurbaşkanı Şimon Peres’in, Kadima liderlerinden birini veya diğer bir parti liderini yeni koalisyon için görevlendirmemesi halinde, İsrail’in erken genel seçime gitmesi kaçınılmaz hale geliyor.
MUHTEMEL SEÇİM 17 ŞUBAT’DA
Livni’nin kararı, Cumhurbaşkanı’nın yeni bir görevlendirme yapmaması durumunda, İsrail’in Şubat ayı ortalarında ya da en geç Mart ayında erken genel seçimlere gitmesi anlamına geliyor. Seçimler için yasaların verdiği süre dahilinde, şimdiden 17 Şubat tarihi telaffuz ediliyor.
Normalde genel seçimlerin 2010 yılında yapılması gerekiyordu.
İsrailli siyasi yorumcular, sürekli taviz isteyen Şas partisine karşı Livni’nin duruşunu memnunlukla karşıladı ve Livni’yi övdüler. Aynı yorumcular, daha önceki koalisyon hükümetlerinde, gerek Ehud Olmert ve gerekse Ariel Şaron tarafından dinci partilere hep tavizler verildiğini ifade ettiler.
İsrail’in erken seçimlere gitmesi, Filistinlilerle barış görüşmelerini donduracak. Livni’nin koalisyonu kurması halinde barış görüşmelerinin devam edeceği ve hala yıl sonuna kadar bir barış anlaşması imzalanabileceği umuduna son vermiş olacak.
Saadet’in yeni lideri Numan Kurtuluş


Kongrede tek aday olan Kurtulmuş, yapılan seçim sonucunda, oy kullanan 946 delegenin 924′ünün oyunu aldı ve genel başkanlığa seçildi.
Kongrede, genel idare kurulu asil ve yedek üyeleri ile yüksek disiplin kurulu asil ve yedek üyeleri de belirlendi.
Numan Kurtulmuş, kongre sonunda yaptığı konuşmada delegelere teşekkür etti.
Oylamadan önce salondaki partililere seslenen Kurtulmuş, Büyük Olağan Kongre’nin ”Milli Görüşün şahlanış kongresi” olduğunu söyledi. Kurtulmuş, ”Şimdi güçlü fikirleri iktidara taşıma, büyük Türkiye’yi kurma zamanıdır. Şimdi Saadet zamanıdır” dedi.
Saadet Partisinin bu kongresinin Milli Görüşü siyasetin cazibe merkezi haline getireceğini belirten Kurtulmuş, partisinin herhangi bir partinin alternatifi değil, Türkiye ve dünyadaki statükoya karşı küresel bir alternatif olduğunu söyledi.
Türkiye üzerinde küresel güçlerce büyük bir oyun oynandığını savunan Kurtulmuş, bu oyuna itiraz eden tek siyasi partinin Saadet Partisi olduğunu ifade etti.
Kurtulmuş, kendisine büyük ümitlerle, oyunu bozması beklentisiyle oy verilen AKP Hükümeti’nin ”kısa süre içinde bu oyununun dişlilerinden biri haline geldiğini” öne sürdü.
‘MİLLETİN VERDİĞİ ÖDEVLERİ UNUTTULAR’
Seçmenin, 2002 seçimlerinde AKP’den adil gelir dağılımını sağlamasını, hak ve özgürlüklerin önündeki engelleri kaldırmasını, milleti iktidarın tek sahibi yapmasını beklediğini, 2007 seçimlerinde ise bu beklentilerine sivil ve demokratik Anayasa talebini eklediğini kaydeden Kurtulmuş, ”Onlar milletin kendine verdiği ödevleri unuttular, egemenlerin kendilerinden istediği programı uyguladılar” diye konuştu.
Saadet Partisinin iktidara geldiğinde Türkiye’de millet açısından tıkanmaya neden olan bürokratik yapıyı milletin denetimine açacağını da belirten Kurtulmuş, Anayasa Mahkemesinin başörtüsüne ilişkin kararını ve gerekçesini de eleştirdi. Kurtulmuş, Anayasa Mahkemesinin bu yorumuyla ”milleti temsil eden parlamentonun yasa koyuculuk görevini devre dışı bırakmaya yeltendiğini” savundu.
‘HİÇBİR SİYASİ FİKİR SUÇ OLMAMALI’
Saadet Partisi olarak Türkiye’de hiçbir siyasal fikrin suç olmaması gerektiğine inandıklarını ifade eden Kurtulmuş, şiddeti reddeden, halkı etnik, dini, mezhebe dayalı bir çatışmanın içine sürüklemeyen, ülkenin bölünmesini talep etmeyen düşüncelerin örgütlenmesinin önünde hiçbir engel olmaması gerektiğini söyledi.
Saadet Partisinin ekonomik, sosyal ve siyasi alandaki projeleri hakkında da bilgi veren Kurtulmuş, ”Bu kongreyle birlikte Saadet Partisi ana muhalefet partisi olmuştur. En kısa zamanda da muktedir iktidar partisi olacaktır” dedi.
Kurtulmuş, konuşmasını tamamlarken hangi partide olursa olsun kendileriyle aynı ilkeleri paylaşanları Saadet Partisinde güç birliği yapmaya davet etti.





bir yorum yazın