Şüphelilerden bazılarının ”işkence” ve ”kötü muamele” gibi suçlardan cezalandırılmasının istendiği iddianamede, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarına da atıfta bulunuldu. Toplam 24 sayfadan oluşan iddianamenin, ilgili ağır ceza mahkemesine gönderildiği öğrenildi.
‘Peri’kondu!
Kapadokya’da peribacaları arasında Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından yaptırılan betonarme bina hem yerli hem de yabancı turistlerin büyük tepkisini çekti.
Türkiye’nin en önemli turizm merkezlerinden biri olan Kapadokya bölgesinde, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından Avanos ilçesine bağlı Zelve Örenyeri mevkiinde yapılan çevre düzenleme çalışması tepki topladı. Proje çerçevesinde Zelve Müzesi girişindeki turistik eşya satıcılarının ahşap iş yerleri yıkılarak yerine biraz daha uzak bir alanda modern bir bina yapılması kararlaştırıldı. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından yaptırılan binanın ise peribacaları arasında olması tepkilere neden oldu. Avanos Belediyesi tarafından da çalışmaların durdurulduğu 1. derecede SİT alanındaki inşaat bölgesinde; Vali Vekili Ruhi Paker, İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Abdülkadir Tatar, Nevşehir Müze Müdürü Halis Yenipınar ve Koruma Kurulu yetkilileri incelemelerde bulundu. Paker’in incelemeleri sırasında ise bölgede bulunan esnaf ve yabancı turistler inşaata tepki gösterdi. Esnaf, inşa edilen yapının doğaya zarar verdiğini ve bunun turistlerin tepkisini çektiğini belirtirken, bu konuda turistlerden çok sayıda şikayet aldıklarını vurguladı. İspanyol turistler ise, inşaatın doğal dokuya büyük ölçüde zarar verdiğini belirterek, “Biz Türkiye’ye ve Kapadokya’ya bu doğal doku için geliyoruz. Bizi cezbeden buranın dokusu zaten. Fakat bu doku da bu şekilde bozulursa buraya bizler dahil kimse gelmez. Çünkü lüks binalar, iş yerleri Madrid’te olduğu gibi dünyanın her bölgesinde var” dedi. İncelemeleri sırasında park alanında bir tur otobüsü şoförünün aracını yıkadığını gören Vali Vekili Ruhi Peker, hemen şoförün yanına yaklaşarak, “Burada yıkanır mı araba? Araba yıkanacak yer mi burası?” diye çıkıştı. Otobüs şoförünün, “Farkındayım. Ne olur yani. Herkes yıkıyor burada. Bir biz değil ki, herkes burada yıkıyor. Hangi birine dur diyeceksiniz?” demesi üzerine Vali Vekili Paker, “Turistlerin gözü önünde yıkıyorsun. Ben buna dur demesini bilirim” diye konuştu. Daha sonra yanındakilere talimat vererek bu alanda araç yıkanmamasını isteyen Paker, makam aracına binerek bölgeden ayrıldı. İnşaatın neden durdurulduğu ve davam edilip edilmeyeceği konusundaki soruları cevaplamayan Vali Vekili Ruhi Paker, konu hakkında daha sonra açıklama yapacağını kaydetti.
(dahası…)
60 kamu görevlisi işkenceden yargılanacak
Meteoroloji’den yağış uyarısı

19-24 Kasım 2008 tarihleri arasında beklenen hava durumu şöyle:
19 Kasım Çarşamba: Yurdun kuzey, iç ve batı kesimleri çok bulutlu; Marmara’nın güney ve doğusu, Ege, Batı Akdeniz, İç Anadolu’nun kuzey, batısı ve Karadeniz sağanak, gök gürültülü sağanak yağışlı; diğer yerler parçalı bulutlu geçecek. Yağışların, Güney Ege ile Batı Akdeniz’de kuvvetli olması bekleniyor.
20 Kasım Perşembe: Yurt geneli parçalı çok bulutlu, Marmara’nın batısı ve kıyı Ege dışında tüm yurt yağışlı olacak. Yağışlar, yağmur ve sağanak, Doğu Anadolu’nun kuzeyi ile Doğu Karadeniz’in iç kesimlerinin yükseklerinde karla karışık yağmur ve kar şeklinde görülecek.
21 Kasım Cuma: Yurdun doğu kesimleri ile Ege parçalı çok bulutlu, Kıyı Ege, Doğu Akdeniz, Doğu Karadeniz, Doğu ve Güneydoğu Anadolu ile Sivas çevreleri yağışlı geçecek. Yağışların yağmur ve sağanak, Doğu Anadolu’nun kuzeydoğusu ile Doğu Karadeniz’in iç kesimlerinin yükseklerinde karla karışık yağmur ve kar şeklinde görülmesi bekleniyor.
22 Kasım Cumartesi: Yurdun güney ve batı kesimleri çok bulutlu, Marmara, Ege, Akdeniz, Doğu Anadolu’nun güneyi ile Güneydoğu Anadolu bölgesi yağmur ve sağanak yağışlı, diğer yerler parçalı bulutlu olacak.
23 Kasım Pazar: Yurdun batı ve güney kesimleri çok bulutlu, Marmara, Ege, Akdeniz, Batı Karadeniz, Doğu Anadolu’nun güney ve batısı, Güneydoğu Anadolu, İç Anadolu’nun kuzeybatısı ile Samsun ve Amasya çevreleri yağmur ve sağanak yağışlı, diğer yerler parçalı bulutlu geçecek.
24 Kasım Pazartesi: Yurt geneli parçalı çok bulutlu, Doğu Karadeniz ve Doğu Anadolu’nun kuzeydoğusu dışında tüm yurt yağmur ve sağanak yağışlı olacak.
Son gaziye devlet töreni


Kurtuluş Savaşı’nın son gazisi Mustafa Şekip Birgöl için Meclis’te tören düzenleneceğini açıklayan Meclis Başkanı Köksal Toptan, “TBMM olarak son gaziye Meclis’in varlığına yakışır bir biçimde bir Meclis töreni yapmayı uygun gördük” dedi. Toptan, Birgöl’ün Cuma günü Selimiye Camisi’nde düzenlenecek cenaze törenine de katılacak.
45′inci Alay’dan Piyade Asteğmen rütbesi ile Afyon Cephesi’nde Kurtuluş Savaşı’na katılan Birgöl için Selimiye’deki 1′inci Ordu Komutanlığı Karargahı’nda da özel bir tören yapılacak. Karacaahmet Mezarlığı’nda defnedilecek olan Son Gazi’ye yapılacak törene Genelkurmay Başkanı ve Kuvvet Komutanları da katılacak.
Birgöl’ün kızı İpek Artunç, Genelkurmay Başkanı Başbuğ’un 1. Ordu Komutanı olduğu yıllarda babasıyla yakından ilgilendiğini belirterek “Başbuğ Paşa ilgilenmeseydi babamın son gazi olduğu ortaya çıkmayacaktı. Kendisine teşekkür ederim” dedi.
Başbakanlık’tan ‘akreditasyon’ açıklaması
Başbakanlık Sözcüsü Akif Beki, yaptığı yazılı açıklamada, uygulanan sistemin, gelişmiş demokrasilerde de kullanılmakta olan bir model olduğunu ifade ederek, ilan edilmiş şeffaf ve objektif kriterlere dayandığını kaydetti.
Açıklamasında, ”Akreditasyon esaslarımız, medya kurumlarına yazılı olarak duyurulduğu gibi internet sitemizde de yer almaktadır” diyen Beki, Basın Konseyi’nin daha önce yazılı açıklamasında önerdiği akreditasyon esaslarıyla Başbakanlıkta başından itibaren uygulanan kriterlerin aynı olduğunu belirtti.
Tek farkın, kural ihlali halinde karar vericinin kim olacağı hususu olduğunu ifade eden Beki, açıklamasında şu hususlara yer verdi:
”Basın Konseyi, kendisi ‘karar verici’ olmak istemektedir. Bu durumda, aynı zihniyete sahip olduğuna göre, dün yaptıkları yazılı açıklamanın muhatabı da en evvel Basın Konseyi Başkanı Sayın Oktay Ekşi’nin kendisi olmaktadır.
Yansıtılanın aksine, yıllardır devam eden uygulamamızda bir değişiklik ya da yenilik söz konusu değildir. Yapılan, pratik ihtiyaçlar üzerine kartların yenilenmesinden ibarettir. Tartışma götürmeyecek bir açıklıkta objektif kriterleri ihlal eden muhabirlerin kartları, sistemin öngördüğü şekilde yenilenmemiştir.
Bu işleme esas teşkil eden haber ve görüntüler de kamuoyu ve/veya ilgili kurum yetkilileriyle zamanında paylaşılmıştır. Dolayısıyla gerekçelerinin bilinmediği iddiası da doğru değildir. Ayrıca, kartı yenilenmeyenlerin yerine kurumları tarafından yeni görevlendirmeler yapılmıştır.
Muhalif ya da eleştirel haberleri sebebiyle söz konusu muhabirlerin kartlarının yenilenmediği iddiası ise tamamen asılsız ve maksatlı bir çarpıtmadır.”
Bir haberin eleştirel ya da muhalif sayılabilmesi için öncelikle gerçek olması gerektiğini vurgulayan Beki, ”Doğru olmayan haber ve fotoğraflar, ne eleştirel ne de muhalif sayılamaz. Bu tür haberler için ancak planlı uydurma ya da düzmece nitelendirmeleri kullanılabilir” görüşünü dile getirdi.
Beki, açıklamasında daha sonra şunları kaydetti:
”Bunlara örnek olarak, Başbakanlık Basın Merkezinde hiç bir zaman yaşanmayan bir hırsızlık olayının ekranlara taşınması, gerçeği güvenlik kamerası görüntüleriyle tespit edilen ‘iftar saatinde korumasız Başbakanlık binası’ fotoğrafları, Sayın Başbakanımız’ın basılı program kitapçığı ve gerçekleşmeleriyle uydurulduğu sabit olan ‘cemaat temsilcileriyle görüşme için program değiştirme’ ya da Türkiye’de bulunduğu ortaya çıkan şahısların yurt dışında Sayın Başbakanımız’la görüştürülmesi türünden haberler gösterilebilir.
Bu haber ve fotoğraflar, eleştirel değil, apaçık uydurma ve düzmecedir; basın meslek ilkelerinin tartışmasız ihlali anlamına gelmektedir.
Basın Konseyi de belirtilen önerilerinde açıkça basın meslek ilkelerinin ihlalinin akreditasyon verilmemesi için haklı ve geçerli bir kriter olduğunu kaydetmiştir.
Kart yenilenmemesini ‘muhalefete tahammülsüzlük’ olarak sunmaya çalışanlar, önce 325 akreditasyon kartının kimlere verildiğine ve hangi kurumlarda çalıştıklarına bakmalıdır. O zaman görülecektir ki bu iddianın sahipleri, en büyük haksızlığı, kurumları tarafından belirlenerek Başbakanlık’ta görevlendirilen ve akreditasyon kartı alan kendi muhabir arkadaşlarına yapmaktadır. O zaman göreceklerdir ki basın meslek ilkelerine uyarak eleştirel haber yapmak mümkündür ve muteberdir. Düzmece haber ve fotoğraf üretmeyi muhaliflik saymak, en önce basın meslek ilkelerine saygılı ve güvenilir habercilere çok büyük bir haksızlık yapmak anlamına gelmektedir.
Kamuoyumuzun bilgi ve dikkatine sunuyoruz.”
Kadın-erkek eşitliğinde vahim tablo

Dört kategoride değerlendirilen cinsiyet eşitliği listesinde, 130 ülke arasında Türkiye; Zambiya, Nijerya, Kenya, Kuveyt, gibi ülkelerin gerisinde, 123′üncü sırada yer aldı.
Raporda ön sıralarda Kuzey Avrupa ülkeleri yer alıyor. İlk dört sırada Norveç, Finlandiya, İsveç ve İzlanda var. Listenin son sıralarını ise Yemen, Çad ve Suudi Arabistan paylaşıyor.
Türkiye 2007 raporunda 121′inci, 2006 raporunda da 105′inci sırada yer alıyordu.
Siirt’te askeri hareketlilik
Teröristlerin Irak’a kaçış güzergahı olarak kullandığı mevkilerin kontrol altın alındığı, Mehmetçik’in bölgede mayın arama tarama faaliyetlerini de sürdürdüğü belirtildi.
Başbakanlık Dink raporunu tamamladı
Suikast sonucu öldürülen Hrant Dink’in eşi Rakel Dink’in Başbakan Erdoğan’a gönderdiği mektubun ardından Başbakanlık Teftiş Kurulu’nun başlattığı inceleme tamamlandı. Kuruldan 3 müfettiş yaklaşık 1,5 yıldır Dink cinayetiyle ilgili soruşturmanın tüm boyutlarını incelemeye aldı.
Müfettişler 27 klasör ve 200 sayfalık bir rapor hazırladı. İncelemede Erhan Tuncer, Yasin Hayal, Ogün Samast ve Tuncer’in ev arkadaşı Tuncay Uzundal’la görüşüldü. Müfettişler sadece İstanbul Emniyetinde iki aya yakın çalıştı ve Dink cinayetiyle ilgili Terörle Mücadele Şubesi’nin yaptığı soruşturmayı da tüm boyutlarıyla incelediler.
Raporda ilginç ve çarpıcı ayrıntılar bulunuyor.
İşte bulgular:
- Hrant Dink’in öldürüleceği yönünde istihbarat bilgisine rağmen İstanbul polisi tarafından gerekli tedbir alınmadı.
- Yasin Hayal, McDonald’s saldırısından sonra yurtdışından çok sayıda isimle görüşme yaptı. Eğer bu konuşmaları yaptığı isimler çözülürse olay daha aydınlanacak. Adalet Bakanlığı’nın bu isimlerin tespiti için izin vermesi gerekiyor.
- McDonald’s’taki bağlantılar çözülseydi Hrant Dink cinayeti gerçekleşmezdi.
- Mahkemenin Erhan Tuncel üzerinde durmaması ve duruşmalara bir kez daha çağırılması büyük hata.
- Dink cinayeti planı Trabzon İl Alay Komutanlığı’na bildirildi. Ama ne jandarma ne de polis birbirine bilgi vermedi. Bu koordinasyonsuzluk nedeniyle ceza verilmeli.
Raporun sonunda bu tür suçların engellenmesi için bazı öneriler sıralandı. İşte o öneriler:
- İnternet kafeler iyi denetlenmeli
- Siber suçlara dair uluslararası sözleşmeler imzalanmalı
- Başka kişilerin üzerine kayıtlı açık hat uygulaması kaldırılmalı
Raporda Dink’e koruma tahsil edilmemesi dikkat çekicidir deniyor ve hedef isimler listesinde bulunduğu için zaten Emniyet Genel Müdürlüğü’nün genelgesi doğrultusunda Dink’e mutlaka koruma tahsil edilmeliydi ifadesi kullanılıyor. O nedenle görev ihmali bulunan İstihbarat Daire Başkanlığı yetkilileri hakkında da inceleme yapılması istendi.
Raporda ayrıca İstanbul emniyet müdürü Celalettin Cerrah hakkındaki kınama cezasının halen uygulanmadığı da vurgulanıyor.





1 yorum